KAÇIŞ
- Yusuf AKSOY
- 9 Eyl 2024
- 1 dakikada okunur
Yusuf AKSOY
*
En Narin dalları kırıldı
hürriyete en uzak diyarların
en Narin cana kıyıldı
sustu kıpırdayan ne varsa
çağın ruhunu korku zannederek
terk-i diyar etmesin de
ne eylesin canı sökülüp atılan
nereye gülümsesek
gülüşlerimiz orada düşüyor
ensemize yapışan kara ur
sinir uçlarımızı kanatıyor
nereye dokunsak
kan fışkırıyor
hangi ağaca sarılsak
kalbine bıçak saplanıyor
diri diri yakılıyor bedeni
hangi kediye miyav desek
taşlanıyor, patileri yakılıyor
hangi köpeğin başını okşasak
gün ortası boğazlanıyor
cümle alem canlarıyla yakılıyor
hangi tezgahta ter döksek
terimiz orada kalıyor
sokaklar bildiğimiz
sokaklar değil
her sokak başında
cellatların tuzağı
her sokak başı kan gölü
tir tir titriyor
sokakların sakinleri
gözleri gözlerimizde
boğazlanma sırasını beklerken
gözlerimiz kandan kör oluyor
kanlı, kirli eller
bizim boğazlarımızda aslında
canına kıyılan biziz gerçekte
ve susan yine biz insan yığını
yığın ne işe yarar
birbirinin üstünde
tepinir durur
sonra toprağı da utandıran
enkaz olur
hani çöpe bile atılamayan
hangi sokaktan geçsek
bedenimiz sorguda
hangi sokağa yönelsek
kimliksizlik suç
hangi dili konuşsak öteki düşman
öteki el sallayamaz
zihnine dikenli teller batar
aymaz bir çağda
güvercinler menzildeyken
kimi, neyi sevsek
düşman izimizi sürüyor
kıpırdayan her can tehlikede
mezbahaya çevrilmiş
hayattan kaçma vakti geldi artık
körlerin, sağırların
ölülerin dünyasından
kaçalım, kaaaç
kaaaç kaçalımmm
ölümü mükafat sayanların
bedenini ayaklar altına serenlerin
utanç yurdundan kaçalım
ardımıza bakmadan yarına bayrak açalım
“Başka bir dünya mümkün”, diyoruz ya
kalbimiz daha fazla tekmelemeden göğsümüzü
hafızalarımız çürümeden
kavga ile var olan düşlerimiz
demansa sürgün edilmeden
sığamadığımız sığınaklardan
koşup kaçalım
ve indirelim aşağıya
göğe emanet ettiğimiz
usumuzdaki ve kalbimizdeki dünyayı
Comments