Niyazi UYAR * Kuş oldun, polen oldun Karışıp gittin rüzgarlara Uçup gittin uçsuz bucaksız diyarlara. Ay’ımdın, güneşimdin, Karaya boyayıp gittin günümü. Ne kavgalar, ne savaşlar verdim, Sana kavuşmak adına. Kuş oldun, polen oldun, Toz olup gittin, Havaya karıştın, Havasız, soluksuz koydun beni. Bulut olup, Suyumu selimi kestin. Gecemdin, gündüzümdün. Gün yirmi dört saat, Umut ışığımdın! Sen, Sen sevgili Kuş oldun, polen oldun Kapılıp gittin rüzgarlara. Umuda, arzuya dai
Fark Edilmez Atlar Gibi * Ayırt edilemez atlar gibi, Acı dolu günlerimle parlıyor, Sanki tüm yaşayan güller soluyor, Ve tüm yaşayan bülbüller ölüyor. Ama o da üzgün ve üzgün, Tek mürebbiyem - aşkım , Ve saten derisinin altında, Zehirli kan şimdi hareket ediyor. Ve yaşadığım dünyada durursam , çünkü bir hayalim var: İkimiz de, iki kör çocuk gibi, Dağların kenarlarına gideceğiz, Bulutların çok beyaz ve yakın olduğu, Vadilerde sadece keçilerin koştuğu yer, Sonsuza dek
NURTEN BENGİ AKSOY * 1956 yılında Kapalı Çarşı’da bir halıcı, Amerikalı bir diplomata bir albüm satar. Albüm, diplomat ve ailesiyle birlikte uzun bir yola çıkar. Nil Nehri’nden geçer, Abadan’a uçar. Afganistan, Hindistan, Nepal, Burma, Kamboçya, Vietnam, Endonezya ve Japonya’ya gider. Sonunda kendisini Kuzey Amerika’da bulur, Vermont’u görür. Sonra Toronto’da yeniden bulunur. İzlanda’da bir ara durak yapması gerekir, ama istikamet bellidir: Beyoğlu… Albümün içinden Osmanlı bü
Simone Lucie-Ernestine-Marie-Bertrand de Beauvoir ; (9 Ocak 1908 – 14 Nisan 1986), Fransız yazar ve feminist filozof. Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci. En önemli eseri 1949'da yazdığı, kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelemesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini kurduğu İkinci Cins (Le Deuxième Sexe) sayılabilir. Yaşamı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908'de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beau
Zeki BAŞTÜRK * Merinos Atatürk Kültür Merkezi bahçesine adım attığımızda, aslında bir oyunun eşiğinde değil, başka bir dünyanın kapısında bulduk kendimizi. Rembetiko Efsanesi henüz başlamamıştı; ama sanki sahne çoktan kurulmuştu; doğanın kendi sahnesi. Bir çay molasının sıradanlığı, lalelerin arasında eriyip gitti. Beyazın dinginliği, kırmızının coşkusu, sarının iç ısıtan neşesi… Her biri ayrı bir duyguya dokunuyor, insanın iç dünyasında karşılığını buluyordu. Laleler yalnızc
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu… ” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona s
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler
Nurten B. AKSOY * Bugün Çanakkale Zaferinin Yıldönümü. Bu zafer; ırkı, dili, dini ne olursa olsun bu vatan topraklarında yaşayan herkesin canlarını feda ederek, kanlarını dökerek kazandıkları bir büyük zafer. Dünya ve Türk tarihini geri dönülmez çizgilerle derinden etkileyen ve değiştiren bu büyük savaşta vatanı için canını feda eden Türk askerinin karşısında İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra dünyanın yedi bucağından gelmiş, ne için savaştığının bile farkında olmayan
Nurten B. AKSOY * Mektuplar; kimi zaman iki sevdalının birbirine yazdığı, kimi zaman bir anne ya da babanın evladına, kimi zaman da bir evladın anne-babasına yazdığı mektuplar… Belki tarihin tozlu sayfalarında kaybolan, belki bir kutuda sararıp solan ama tarihe ışık saçan mektuplar… İşte o mektupların belki de en hüzünlüsü… Yüreğindeki sevgiyi acıyla harmanlayan eğitimci bir babanın, çok genç yaşta vatanı ve idealleri uğruna darağacında can veren bir fidanın babasının, yani
Şenol YAZICI * -"Başta 17 Ağustos 1999 Marmara, 6 Şubat 2023 Maraş Depremleri olmak üzere sayısız felaket ve sayısız mağdur yaratan, kurgusu ilkel, aynı, ama hep faili meçhul kalan cinayetler anısına… - İnandıkların da terk etti seni, şimdi en büyük fırtınasına yakalanmış bir sahra çölü gibi... öyle yalnızsın. Bu yalnızlığı ancak çocuklar anlar. Bir çocuklar bilmez; Gün olur, hak edilmiş bir ayrılıktır zaman. Hoş gör. Mavzer
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu… ” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona s
Zeki BAŞTÜRK * BALIKÇI Muhsine ARDA balıkçı sen at ağını motordan dalga geçme benim minik oltamla deniz kızı senin olsun uskumru, levrek, kalkan da ufacık bir kaya balığı yeter bana sen ekmek parası için ağ atıyorsun ben çelişkiler denizinde hülyalara yelken açtım yine çabalıyorum küçük balığı büyük balıktan esirgemeye vurdu, kaçtı bir şey balinalar ve boş tava gülecekler halime yosunlar ve mercanlar anlayacaklar bir gün seni de beni de Muhsine ARDA Bakire Sevinci, ARTSHOP
ŞENOL YAZICI * SARIHAN'IN 49. KİTABI "CENNETTEN MEKTUPLAR" ÇIKTI! * Bir derginin en büyük mutluluğu nedir bilir misiniz? İyi yazılar bulması, çok abonesi olması dersiniz şimdi. Doğru mantık; işlerin yolunda gitmesi için tarla iyi olmalı, sonra da tohum, sonra da o ürünün hazır alıcıları... Öyle ya marifet iltifata tabidir. Ama herkese uymayan Aristo mantığı o. Ticari açıdan bakarsanız doğrudur bu. Kuşkusuz bizim EZBERLERİMİZİ hesaba katmıyor bu bakış. Hem beş yıldır biz dij
Yusuf Akçura Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri Yusuf Akçura (d. 2 Aralık 1876 Ulyanovsk, Simbrist, Rusya – ö. 11 Mart 1935 İstanbul), Türkçülük akımının önde gelen temsilcilerinden olan Tatar yazar ve siyaset adamı. Rusya’da Simbrist’te doğdu (1876). Babasının ölümü üzerine annesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Ortaöğrenimini Bursa Askeri Lisesi’nde, yükseköğrenimim Harbiye Mektebi’nde tamamladı (1896). Harp Akademisinde okurken, gizli “İttihat ve Terakki” örgütüyle ilg
Nurten B. AKSOY * BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK ve TESPİH AĞACININ GÖLGESİNDE Yıllar önce, çocukluğumda okuyup unuttuğum, ama zihnimin bir köşesine yerleşmiş bazı kitaplar vardır, bazen bir sahaf dükkanında ya da eskicinin tezgahında rast geldiğimde, birden yüreğimi hızla çarptıran. İşte o an eski bir tanıdığa rastlamış gibi heyecanla o kitabı elime alıp sarılırım ona. Bir yıl önceydi, bir sahafın kapı önü tezgahında rastladım Harper Lee'nin BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK kitabına. Şöyle bir elime al
NURTEN BENGİ AKSOY * 1956 yılında Kapalı Çarşı’da bir halıcı, Amerikalı bir diplomata bir albüm satar. Albüm, diplomat ve ailesiyle birlikte uzun bir yola çıkar. Nil Nehri’nden geçer, Abadan’a uçar. Afganistan, Hindistan, Nepal, Burma, Kamboçya, Vietnam, Endonezya ve Japonya’ya gider. Sonunda kendisini Kuzey Amerika’da bulur, Vermont’u görür. Sonra Toronto’da yeniden bulunur. İzlanda’da bir ara durak yapması gerekir, ama istikamet bellidir: Beyoğlu… Albümün içinden Osmanlı bü
Günter Wilhelm Grass, (d. 16 Ekim 1927; Gdańsk, Polonya - ö. 13 Nisan 2015; Lübeck, Almanya), Alman yazar, heykeltıraş, ressam ve grafik tasarımcıydı. Grass, 1957'den itibaren Gruppe 47'ye üyesiydi ve 1959'daki ilk romanı Teneke Trampet ile, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman edebiyatının uluslararası alanda en saygın ve meşhur yazarı oldu. Günter Grass'ın bir yazar olarak eserleri ve bir entelektüel olarak toplumsal rolü, hem Almanya'da, hem de Almanya dışında akademik ara
Nurten B. AKSOY * Yılların verdiği yalnızlık duygusunu kırmak, monoton yaşamını biraz renklendirmek isteği bazen ikinci bir bahar getirebilir insana, üstelik bunun yaşla da bir ilgisi yoktur. Kocasının vefatından sonra yalnız kalan ve Devrim sonrası İran'da yaşayan kızının da Avrupa’ya taşınmasıyla iyice yalnızlaşan yetmiş yaşındaki Mahin, Tahran’ın sakin bir kasabasında yalnız yaşamaktadır. Yaşıtı arkadaşlarının toplantıları ve sohbetleri de yalnızlığını gidermeye yetmiyord
FİLMİ İZLE YOL FİLMİ , senaryosu Yılmaz Güney tarafından yazılan, Yılmaz Güney ve Şerif Gören tarafından yönetilen 1981 yapımı dram , politik ve gerilim filmidir. Başrollerinde Tarık Akan , Şerif Sezer , Halil Ergün , Necmettin Çobanoğlu , Meral Orhonsay ... gibi oyuncular yer almaktadır. Uluslararası alanda büyük ilgi gören film, o dönemde sıkıyönetimin yarattığı baskıcı yönetim tarzına ve ülkedeki Kürtlerin sorunlarına açıkça değindiğinden ötürü Türkiye 'de uzun bir
Yılmaz Güney, (1 Nisan 1937, Yenice , Adana - 9 Eylül 1984, Paris ), YILMAZ GÜNEY (1 Nisan 1937, Yenice , Adana - 9 Eylül 1984, Paris ), Kürt ve Zaza kökenli Türk oyuncu, yönetmen, senarist, yapımcı, yazar, şair ve aktivisttir. Oyuncu olarak yer aldığı Çirkin Kral , hem senaristi hem de yönetmeni olduğu Umut , Ağıt , Baba , Arkadaş ve Duvar , senaryosunu yazdığı ancak 1974-1981 yılları arasında cinayet nedeniyle hüküm giymesi sebebiyle çekimlerinde bulunamadığı eş yö
Niyazi UYAR * Kuş oldun, polen oldun Karışıp gittin rüzgarlara Uçup gittin uçsuz bucaksız diyarlara. Ay’ımdın, güneşimdin, Karaya boyayıp gittin günümü. Ne kavgalar, ne savaşlar verdim, Sana kavuşmak adına. Kuş oldun, polen oldun, Toz olup gittin, Havaya karıştın, Havasız, soluksuz koydun beni. Bulut olup, Suyumu selimi kestin. Gecemdin, gündüzümdün. Gün yirmi dört saat, Umut ışığımdın! Sen, Sen sevgili Kuş oldun, polen oldun Kapılıp gittin rüzgarlara. Umuda, arzuya dai
Fark Edilmez Atlar Gibi * Ayırt edilemez atlar gibi, Acı dolu günlerimle parlıyor, Sanki tüm yaşayan güller soluyor, Ve tüm yaşayan bülbüller ölüyor. Ama o da üzgün ve üzgün, Tek mürebbiyem - aşkım , Ve saten derisinin altında, Zehirli kan şimdi hareket ediyor. Ve yaşadığım dünyada durursam , çünkü bir hayalim var: İkimiz de, iki kör çocuk gibi, Dağların kenarlarına gideceğiz, Bulutların çok beyaz ve yakın olduğu, Vadilerde sadece keçilerin koştuğu yer, Sonsuza dek
Simone Lucie-Ernestine-Marie-Bertrand de Beauvoir ; (9 Ocak 1908 – 14 Nisan 1986), Fransız yazar ve feminist filozof. Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci. En önemli eseri 1949'da yazdığı, kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelemesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini kurduğu İkinci Cins (Le Deuxième Sexe) sayılabilir. Yaşamı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908'de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beau
Günter Wilhelm Grass, (d. 16 Ekim 1927; Gdańsk, Polonya - ö. 13 Nisan 2015; Lübeck, Almanya), Alman yazar, heykeltıraş, ressam ve grafik tasarımcıydı. Grass, 1957'den itibaren Gruppe 47'ye üyesiydi ve 1959'daki ilk romanı Teneke Trampet ile, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman edebiyatının uluslararası alanda en saygın ve meşhur yazarı oldu. Günter Grass'ın bir yazar olarak eserleri ve bir entelektüel olarak toplumsal rolü, hem Almanya'da, hem de Almanya dışında akademik ara
Fark Edilmez Atlar Gibi * Ayırt edilemez atlar gibi, Acı dolu günlerimle parlıyor, Sanki tüm yaşayan güller soluyor, Ve tüm yaşayan bülbüller ölüyor. Ama o da üzgün ve üzgün, Tek mürebbiyem - aşkım , Ve saten derisinin altında, Zehirli kan şimdi hareket ediyor. Ve yaşadığım dünyada durursam , çünkü bir hayalim var: İkimiz de, iki kör çocuk gibi, Dağların kenarlarına gideceğiz, Bulutların çok beyaz ve yakın olduğu, Vadilerde sadece keçilerin koştuğu yer, Sonsuza dek
NURTEN BENGİ AKSOY * 1956 yılında Kapalı Çarşı’da bir halıcı, Amerikalı bir diplomata bir albüm satar. Albüm, diplomat ve ailesiyle birlikte uzun bir yola çıkar. Nil Nehri’nden geçer, Abadan’a uçar. Afganistan, Hindistan, Nepal, Burma, Kamboçya, Vietnam, Endonezya ve Japonya’ya gider. Sonunda kendisini Kuzey Amerika’da bulur, Vermont’u görür. Sonra Toronto’da yeniden bulunur. İzlanda’da bir ara durak yapması gerekir, ama istikamet bellidir: Beyoğlu… Albümün içinden Osmanlı bü
Simone Lucie-Ernestine-Marie-Bertrand de Beauvoir ; (9 Ocak 1908 – 14 Nisan 1986), Fransız yazar ve feminist filozof. Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci. En önemli eseri 1949'da yazdığı, kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelemesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini kurduğu İkinci Cins (Le Deuxième Sexe) sayılabilir. Yaşamı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908'de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beau