d. 16 Kasım 1922 – ö. 18 Haziran 2010), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar. Hayatı José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köy olan Azinhaga'da (Ribatejo) doğdu. Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birç
d. 16 Kasım 1922 – ö. 18 Haziran 2010), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar. Hayatı José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köy olan Azinhaga'da (Ribatejo) doğdu. Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birç
Zeki Sarıhan * Siyasi hayatımız olağanüstü bir dönemden geçiyor. Olayın özü, iktidarın CHP’yi devre dışı bırakarak gelecek seçimleri de kazanacağı koşulları yaratmaya çalıştığıdır. Bunu başarabilecek mi? 24 yıl aralıksız süren AKP iktidarı milleti yönetmeye ve ülke rejimini dönüştürme çalışmasına devam mı edecek? Olayı, baştan başlayarak ve madde madde anlatmak yerinde olacaktır. Gerçekçi ve doğrucu bir anlayışla. Daha sağlıklı bir geleceğin ancak bu anlayışla yaratılacağına
Turhan EYÜBOĞLU * Ne Yapmak İstiyorum Biliyor musun? Tuhaftır, bu sabah çok erken kalktım! Her tarafımda kitap varken içimden bir türlü okumak gelmiyor. Oturduğum koltukta manzarayı seyretmek, doğan güneşin ağaçlara vuruşunu ve perdenin arkasından sızarak oturduğum koltuğa doğru yavaşça yaklaşmasını izliyorum. Güneşin aydınlatması artık yüzüme vurmuş, beni uykudaymışım gibi iç sessizliğime büründürmüştü. Artık manzarayı göremiyordum. Bir güç beni koltuktan havalandırarak gitm
BİR KÖR * Ne zaman aynadaki yüze baksam, bilmiyorum hangi yüz bana bakıyor; bilmiyorum hangi yaşlı yüz sessizce ve bezgin bir öfkeyle kendi imgesini arıyor. Karanlığımda yavaşça görünmeyen çizgilerimi araştırıyorum ellerimle. Bir kıvılcımın ışığı sızıyor içime. Saçlarını tanıyorum, külrengi, hatta altın sarısı olan. Gene söylüyorum yalnızca boş ve yapay yanlarını yitirdim eşyanın. Bu soylu sözler Milton’un bilgeliği, ama ben gene de harfleri ve gülleri düşünüyorum. düşünüyoru
Osamu Dazai (d. 19 Haziran 1909 - ö. 13 Haziran 1948), Japon yazardır. Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de doğdu. Asıl adı Şuuci Tsuşima'dır . Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümüne kaydını yaptırdı. Hayatının büyük bölümünde esrarkeş, veremli, asabi, kavgacı ve alkolik biri olarak birkaç kez intihar etmeye kalkıştı. Dazai, 1948'de metresiyle
Nurten B. AKSOY * "Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…” Dizelerini hemen hemen bilmeyen yok gibidir. Kimimiz şiiri çok sevdiğimizden, kimimiz lise edebiyat derslerinden, kimimiz de şairini bilmesek bile birilerinden duyduğumuz için biliriz bu dizeleri. Bazen merdivenli bir yolun başında, bazen de artık yaşlandığımızı hissettiğimizde dolanıverir dilimize bu dizeler. Aslında pek çok şiirini
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER * Sevdadır Arkadaş Zekai ÖZGÖR Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın Solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana Çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim Üzme kendini bu kadar sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gö
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu… ” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona s
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler
Nurten B. AKSOY * Bugün Çanakkale Zaferinin Yıldönümü. Bu zafer; ırkı, dili, dini ne olursa olsun bu vatan topraklarında yaşayan herkesin canlarını feda ederek, kanlarını dökerek kazandıkları bir büyük zafer. Dünya ve Türk tarihini geri dönülmez çizgilerle derinden etkileyen ve değiştiren bu büyük savaşta vatanı için canını feda eden Türk askerinin karşısında İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra dünyanın yedi bucağından gelmiş, ne için savaştığının bile farkında olmayan
Hasan GÜLERYÜZ * Bir Dinozorun Anıları kitabını iki binlerde aldım, çeyrek asır sonra güncelliğini geciktirerek okudum. Kitabı elime aldım, beni döve döve okuttu. Hem okuyor, hem de ben neredeyim, benim yücelttiğim adları yaşam dünyasından kesitler öğreniyor, karşılaştırmalar yapıyorum. Ortak yanımız onun arkadaşları, bizim yazarlarımız, aydınlarımızdı. Ortak olmayan yanımız o bir ket soylu, küçük burjuvaydı ve biz köylü olmanın avantajına, köylü kalmamanın avant
Kerem AYDIN * Hayat, bazen bir gülün yaprağındaki zarafet kadar sessiz bir sevda, bazen de haksızlığa karşı sıkılan bir yumruk kadar sert bir kavgadır. Niyazi Uyar, biyografik romanı "Biraz Sevda Biraz Kavga" ile okuru sadece kendi geçmişine değil, Anadolu’nun tozlu yollarından kara lastikli çocukların hayallerine uzanan kolektif bir hafızaya davet ediyor. Kitap, "sofraya tok oturup aç kalkan", ortaokul son sınıfa kadar kundura ayakkabıya kavuşamayan bir çocuğun, haysiyetli b
Şenol Yazıcı’nın Mavi Yazılar Atlası, edebiyatın yalnızca estetik bir uğraş değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir tanıklık olduğunu kanıtlayan metinler toplamıdır. Yazar, Yaşar Kemal’in Nobel tartışmalarından Anita Ekberg’in aşk ikonluğuna, deprem kentlerinin yıkımından Julio Iglesias’ın ölümsüzlüğüne kadar geniş bir yelpazede, bireysel deneyimi sosyo ekonomik bağlamla harmanlıyor.
Daha fazlası için RESME tıklayınız UÇUN KUŞLAR UÇUN Şenol Yazıcı GUFO YAYINLARI Liste Fiyatı: 350 L İndirimli fiyat : 225-300 L Yayın Tarihi 23.05.2026 ISBN:9786255628190 Dil: Türkçe Sayfa sayısı:172 Cilt: Karton kapak Boyut:13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Edebiyat, GEZİ/DENEME “Uçun Kuşlar Uçun, yalnızca yolculukların değil, ruhun kanatlanışının kitabı. Uludağ’ın serap gibi doruklarından Amasra’nın cennet kıyılarına, Afrodisyas’ın taşlarında saklı güzellikten Marmara Adası’
Daha Fazlası için RESME tıklayın AYCAN AYTORE Şenol Yazıcı'nın yeni kitapları çıktı. Bunlardan biri Bir Mavi Serencam. Bir tür YAZICI'nın yazarlık ve maviADA dergisinin macerasını birinci ağızdan anlatan bir kitap... Şenol Yazıcı BİR MAVİ SERENCAM GUFO YAYINLARI Yayın Tarihi: 22.05.2026 ISBN: 9786255628213 Dil: TÜRKÇE Sayfa Sayısı: 246 Cilt Tipi: Karton Kapak Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı Boyut: 13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Kitap, Edebiyat, Türanlatı * Edebiyatın En Büyük Sır
maviADA * Resim sanatında kendine özgü biçem geliştiren ressamlardan olan BALABAN aynı zamanda Nazım Hikmet'in Orhan Kemal'le birlikte öğrencisi olarak da bilinir. Bursa'nın SEÇKÖY'den olan, 3 yıllık köy okulundan mezun, hiçbir resim eğitimi görmeyen, 16 yaşında kenevir yetiştirme suçundan hapse giren Balaban, hapiste kendini avutmak için resim çizmeye başlar. Parasızlıktan resimlerini zeytinyağına batırdığı renkli kalemlerle yapar. Nazım'ın Köylü Ressamı İbrahim Balaban İbr
İTHAF Cahit IRGAT Niçin yaşadığını, öldüğünü bilmeyen Dert çeken dost Çürüyen dost, Sizin için söylüyorum Milyonlarca harp ölüsü adına İyiliğin, kardeşliğin, ümidin Aynı hakkın, hürriyetin İnsanlığın şarkısını. I Birdenbire çıldırmaya başladı Komşunun bahçesinde ağaç Vapur, meydan, lokomotif. Fecirle ürperdi şehir Açtı çocuk gözlerini Gök mavisi camlardan Masmavi gökyüzüne Anasını görmeden Müşterinin koynunda Çıktı mektep yoluna Umumhane kapısından Ve denize bağlanan sapa yol
Yazı, hat sanatının 20.yüzyıldaki en önemli temsilcisi Hattat Hamit Aytaç, 20 Mayıs 2026'da öldü. Asıl ismi “Şeyh Musa Azmî” olup Zülfikâr Ağa’nın oğlu olarak, H. 1309/M. 1891-1892’de Diyarbakır’da doğdu. Silsile-i nesebi, Hattat Âdem-i Âmidî’ye kadar uzanır. Hoca Mustafa Âkif Tütenk’in mektebini tamamladıktan sonra Askerî Rüşdî Mektebi hocalarından Vâhid Efendi’den rık‘a ve Kolağası Ahmed Hilmî Efendi’den sülüs dersleri aldı. Ayrıca kavâss-ı sâgir imâmı Sa’id ve Diyarbekir İ
* O dönem öyleydi, yelkeninizi şişirecek bir rüzgarınız yoksa ağzınızla kuş tutsanız harıtada bir nokta olmaktan öteye geçemeyebilirdiniz. Rüzgar işlevini o dönem devlet görüyordu. O dönem devleti de varolan bir parti temsil ediyordu. Nurullah ATAÇ da o rüzgarı ardına alan bir partili aydın, entellektüeldi. ve yazardı. Bugüne değin yaşamasını ise ilgi ve yeteneklerine borçlu yazardı. Fuat Köprülü'yü, Mehmet Kaplan'ı, öğretmen okulundan, hatta ders kitaplarından bilirdim.
Niyazi UYAR* Endüstri meslek liselerinin toplumun hafızasında her zaman iyi izler bıraktığını söyleyemeyiz; genel algı maalesef bu yönde. Ancak bunun ne kadar yanlış bir algı olduğunu şimdi anlatacaklarımla göreceksiniz. YÖNETMEN KIZI İLE KOSTÜMCÜ ANNE 13 Mayıs günü, İMKB Salihli Endüstri Meslek Lisesi’nde Turgut Özakman’ın "Ah Şu Gençler" adlı eserinin sahneleneceğini öğrendim. Bu oyunu daha önce Türkiye’nin en köklü okullarından biri olan Bornova Anadolu Lisesi (BAL) öğren
ATTİLA İLHAN * aysel git başımdan, ben sana göre değilim ölümüm birden olacak seziyorum hem kötüyüm, karanlığım, biraz çirkinim aysel git başımdan, istemiyorum benim yağmurumda gezinemezsin, üşürsün dağıtır gecelerim sarışınlığını uykularımı uyusan nasıl korkarsın hiçbir dakikamı yaşayamazsın aysel git başımdan, ben sana göre değilim benim için kirletme aydınlığını hem kötüyüm, karanlığım, biraz çirkinim Islığımı denesen hemen düşürürsün gözlerim hızlandırır tenhalığını yanl
BİR KÖR * Ne zaman aynadaki yüze baksam, bilmiyorum hangi yüz bana bakıyor; bilmiyorum hangi yaşlı yüz sessizce ve bezgin bir öfkeyle kendi imgesini arıyor. Karanlığımda yavaşça görünmeyen çizgilerimi araştırıyorum ellerimle. Bir kıvılcımın ışığı sızıyor içime. Saçlarını tanıyorum, külrengi, hatta altın sarısı olan. Gene söylüyorum yalnızca boş ve yapay yanlarını yitirdim eşyanın. Bu soylu sözler Milton’un bilgeliği, ama ben gene de harfleri ve gülleri düşünüyorum. düşünüyoru
Osamu Dazai (d. 19 Haziran 1909 - ö. 13 Haziran 1948), Japon yazardır. Tsugaru Yarımadası'nın merkezi yakınlarında küçük bir kasaba olan Kanagi'de doğdu. Asıl adı Şuuci Tsuşima'dır . Ailedeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkarak yazar olmaya karar verdi. Yirmi yaşında Tokyo Üniversitesi Fransız Edebiyatı Bölümüne kaydını yaptırdı. Hayatının büyük bölümünde esrarkeş, veremli, asabi, kavgacı ve alkolik biri olarak birkaç kez intihar etmeye kalkıştı. Dazai, 1948'de metresiyle
maviADA Kültür Sanat Dergisi DOSYADAKİ YAZILARI GÖRMEK İÇİN / Dünyanın en büyük yazarlarından biriydi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kırgızıstan'da doğdu. Literatürün, yaşadığı dönemde bu unvanı verdiği ender yazarlardan biri... Kırgızıstanlı bu dev yazar, okumayla ilgisi olan çok kişi üzerinde derin izler bırakan yapıtlar yazdı. Nesnelerle ilişki kuran büyülü dili çoğumuza okumayı sevdirdi. Toprak Ana, Cemile, Öğretmen Duyşen, Elveda Gülsarı, Beyaz Gemi... gibi 20 den fazla yapı
Charles John Huffam Dickens ( 7 Şubat 1812 – 9 Haziran 1870), İngiliz yazar ve toplum eleştirmeni. En unutulmaz kurgusal karakterlerden bazılarını yaratmasının yanında Victoria devrinin en iyi romancısı olarak kabul edilir. Yaşadığı dönemde eserleri benzeri görülmemiş bir üne sahip oldu ve yirminci yüzyılda edebi dehası eleştirmenler ve ilgili kişiler tarafından kabul gördü. Romanları ve kısa öyküleri dünya çapında tanınmaya devam ediyor. İngiltere'nin Portsmouth şehrinde doğ
d. 16 Kasım 1922 – ö. 18 Haziran 2010), Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Portekizli yazar. Hayatı José Saramago, Portekiz'in Lizbon kentinin kuzeyindeki küçük bir köy olan Azinhaga'da (Ribatejo) doğdu. Yoksul bir köylü ailenin oğlu olarak büyüdü. Ailesiyle birlikte taşındığı Lizbon'da öğrenim gördü. Öğrenimi sırasında kırsal kesimde çalıştı. Ekonomik sorunları nedeniyle okulu bıraktı. Makinistlik eğitimi aldı. Teknik ressamlıktan redaktörlüğe, editörlüğe ve çevirmenliğe kadar birç
Zeki Sarıhan * Siyasi hayatımız olağanüstü bir dönemden geçiyor. Olayın özü, iktidarın CHP’yi devre dışı bırakarak gelecek seçimleri de kazanacağı koşulları yaratmaya çalıştığıdır. Bunu başarabilecek mi? 24 yıl aralıksız süren AKP iktidarı milleti yönetmeye ve ülke rejimini dönüştürme çalışmasına devam mı edecek? Olayı, baştan başlayarak ve madde madde anlatmak yerinde olacaktır. Gerçekçi ve doğrucu bir anlayışla. Daha sağlıklı bir geleceğin ancak bu anlayışla yaratılacağına
Turhan EYÜBOĞLU * Ne Yapmak İstiyorum Biliyor musun? Tuhaftır, bu sabah çok erken kalktım! Her tarafımda kitap varken içimden bir türlü okumak gelmiyor. Oturduğum koltukta manzarayı seyretmek, doğan güneşin ağaçlara vuruşunu ve perdenin arkasından sızarak oturduğum koltuğa doğru yavaşça yaklaşmasını izliyorum. Güneşin aydınlatması artık yüzüme vurmuş, beni uykudaymışım gibi iç sessizliğime büründürmüştü. Artık manzarayı göremiyordum. Bir güç beni koltuktan havalandırarak gitm
BİR KÖR * Ne zaman aynadaki yüze baksam, bilmiyorum hangi yüz bana bakıyor; bilmiyorum hangi yaşlı yüz sessizce ve bezgin bir öfkeyle kendi imgesini arıyor. Karanlığımda yavaşça görünmeyen çizgilerimi araştırıyorum ellerimle. Bir kıvılcımın ışığı sızıyor içime. Saçlarını tanıyorum, külrengi, hatta altın sarısı olan. Gene söylüyorum yalnızca boş ve yapay yanlarını yitirdim eşyanın. Bu soylu sözler Milton’un bilgeliği, ama ben gene de harfleri ve gülleri düşünüyorum. düşünüyoru