Ortaçağ, 324'te Kilisenin Avila Piskoposu Priscillianus'u, Euchrotia ve diğer dört yoldaşı ile beraber Bordeaux kentinde karabüyü ile suçlayarak meydanın ortasında canlı canlı yakması ile başlar ve tam 1216 yıl sonra, devlet terörünün en yaygın biçimde uygulandığı, insanlık tarihinin en kanlı kenti Roma'da bir başka papazın , Rönesans'ın tek gerçek filozofu ve büyük ozanı Giordano Bruno'nun gene kilise tarafından 17 Şubat 1600'de canlı canlı yakılması ile son bulur..
Ortaçağ, 324'te Kilisenin Avila Piskoposu Priscillianus'u, Euchrotia ve diğer dört yoldaşı ile beraber Bordeaux kentinde karabüyü ile suçlayarak meydanın ortasında canlı canlı yakması ile başlar ve tam 1216 yıl sonra, devlet terörünün en yaygın biçimde uygulandığı, insanlık tarihinin en kanlı kenti Roma'da bir başka papazın , Rönesans'ın tek gerçek filozofu ve büyük ozanı Giordano Bruno'nun gene kilise tarafından 17 Şubat 1600'de canlı canlı yakılması ile son bulur..
Niyazi UYAR* Gönlü yalnızdı. Ormanlıkta ağaç arar gibi, değildi ama ağacı gönülle açıklamak olur muydu hiç? Sadece, gönlü yalnızdı seveni edeni çoktu çünkü! Onunla konuşmak, bir şeyler sormak için sıradaydılar adeta. Bu ne ak düşen sakallara ne de dökülmüş saçlaraydı. Bu birikime, bu özü sözü birliğe idi. Özü sözü bir olmak demek adam olmak demekti. Adam gibi adamın tanımı işte budur. Sözlükte yazılanlar bu kadar etkileyici olur mu mesela? İlk gençlik yıllarından beri, iki yü
Şenol YAZICI * -"Başta 17 Ağustos 1999 Marmara, 6 Şubat 2023 Maraş Depremleri olmak üzere sayısız felaket ve sayısız mağdur yaratan, kurgusu ilkel, aynı, ama hep faili meçhul kalan cinayetler anısına… - İnandıkların da terk etti seni, şimdi en büyük fırtınasına yakalanmış bir sahra çölü gibi... öyle yalnızsın. Bu yalnızlığı ancak çocuklar anlar. Bir çocuklar bilmez; Gün olur, hak edilmiş bir ayrılıktır zaman. Hoş gör. Mavzer
Nurten B. AKSOY * Kış mevsiminin ortalarındayız, bu yıl havalar çok soğuk olmasa da güneş yüzünü fazla göstermemek için direniyor. Bir yandan kar bekliyoruz çocuklar gibi, bir yandan baharı özlüyoruz, o sıcacık yaz günlerini özlüyoruz, açan çiçekleri özlüyoruz… Ama biliyoruz ki kışın da ayrı bir güzelliği var. Soğuğa ve kara inat rengarenk açan çiçekleri var kış mevsiminin de. İşte bu soğuk günlerde biz de o güzelim kış çiçekleri ve pek de bilinmeyen öyküleriyle renklendireli
YUSUF ERBAY * Sorgu * Yiğitçe sorulanı yiğitçe cevapladı. Kahpe sorulara cevap vermedi, duymazdan geldi. Kaypak cevaplardan medet ummadı. Onurla çevirdi yüzünü kahpe sorguculardan, soran Padişah olsa bile başın eğmedi. Ne peygamberlik tasladı, ne mehdilik. Ne yalan söyledi, ne yalan dinledi. Bilirdi ki, sırat-ı müstakimde kimse kaybolmaz. Bu yol üzre sarf edilen hiçbir emek zay olmaz. Şer’en yol bulamayan Kirişçi Mehmet’in acem uşağı, örfen fetvasını verdi: “Götürün berda
CENGİZ AYTMATOV Louis Aragon'un dünyanın en güzel aşk hikayesi dediği Cemile , Cengiz Aytmatov'un 1958 yılında basılan uzun öykülerinden biridir. * Louis Aragon'un dünyanın en güzel aşk hikayesi dediği Cemile , Cengiz Aytmatov'un 1958 yılında basılan uzun öykülerinden biridir. Kocası savaştan çok uzun bir süre gelmeyen Cemile , zorunlu erzak taşımacılığı yaptığı sırada savaştan sakat olarak gelmiş Danyar adlı bir delikanlı ile tanışır. Cemile ile Danyar arasında bir aşk
BÜTÜN ZAMANLARIN EN GÜZEL AŞK HİKAYESİ *UNUTULMAZ BİR HİKAYE *UNUTULMAZ BİR MÜZİK Filmi izlemek için RESME TIKLAYIN TÜRKÇE DUBLAJ olarak açılıyor.... * LOVE STORY...- AŞK Hikayesi -1970 ABD yapımı ; ROMANTİK - DRAMATİK Özgün adı LOVE STORY olan film Kasım 1971'de Türkiye'de de gösterime girmiştir. Film birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de gişe rekorları kırmış, haftalarca gösterimde kalmıştır. Özgün senaryosunu Erich Segal'ın yazdığı filmi Arthur Hiller yönetmiş, önemli r
Türk Müziği bir koca çınarını, birilerinin deyişiyle “divasını”, bizce annesini, Müzeyyen Senar’ı 2015 yılında kaybetti. Şarkılar, türküler, “Feraye” öksüz kaldı. Biz de 8 Şubat olan ölüm yıldönümünde yaşam öyküsüyle analım istedik bu büyük sanatçıyı… Bursa’da başlayan yaşam Bursa Çekirge’de kıraathane işleten “Cerrah” lakaplı Mehmet Bey ile yine Bursa’nın Pınarbaşı Köyü’nde yaşayan, güzel sesiyle Kuran okuyan, keyifli ortamlarda gazel atan, tef çalan Zehra Hanımın üçüncü çoc
Ortaçağ, 324'te Kilisenin Avila Piskoposu Priscillianus'u, Euchrotia ve diğer dört yoldaşı ile beraber Bordeaux kentinde karabüyü ile suçlayarak meydanın ortasında canlı canlı yakması ile başlar ve tam 1216 yıl sonra, devlet terörünün en yaygın biçimde uygulandığı, insanlık tarihinin en kanlı kenti Roma'da bir başka papazın , Rönesans'ın tek gerçek filozofu ve büyük ozanı Giordano Bruno'nun gene kilise tarafından 17 Şubat 1600'de canlı canlı yakılması ile son bulur..
Sevgililer Günü * Şenol YAZICI * Siz, yani filozoflar ve ötekiler...Ne derseniz deyin, varoluşun sebebi hikmeti çoğalmaktır... Ötekiler kim mi? Kanaat önderleri, toplum eğiticileri, akıl hocaları, siyasi erkler, okuma yazması askerlikten kazanım ama sarığı kendinden büyük çakma ermişler, yani anlayan anlamayan kural koyucular... ne derseniz deyin, varoluşun gerekçesi, seksen yıllık bir ömrün özeti belki de; çoğalmaktır. Ötekiler mi; yani büyük idealler, asaletler, kahramanlı
Ortaçağ, 324'te Kilisenin Avila Piskoposu Priscillianus'u, Euchrotia ve diğer dört yoldaşı ile beraber Bordeaux kentinde karabüyü ile suçlayarak meydanın ortasında canlı canlı yakması ile başlar ve tam 1216 yıl sonra, devlet terörünün en yaygın biçimde uygulandığı, insanlık tarihinin en kanlı kenti Roma'da bir başka papazın , Rönesans'ın tek gerçek filozofu ve büyük ozanı Giordano Bruno'nun gene kilise tarafından 17 Şubat 1600'de canlı canlı yakılması ile son bulur..
Niyazi UYAR* Gönlü yalnızdı. Ormanlıkta ağaç arar gibi, değildi ama ağacı gönülle açıklamak olur muydu hiç? Sadece, gönlü yalnızdı seveni edeni çoktu çünkü! Onunla konuşmak, bir şeyler sormak için sıradaydılar adeta. Bu ne ak düşen sakallara ne de dökülmüş saçlaraydı. Bu birikime, bu özü sözü birliğe idi. Özü sözü bir olmak demek adam olmak demekti. Adam gibi adamın tanımı işte budur. Sözlükte yazılanlar bu kadar etkileyici olur mu mesela? İlk gençlik yıllarından beri, iki yü
Sevgililer Günü * Şenol YAZICI * Siz, yani filozoflar ve ötekiler...Ne derseniz deyin, varoluşun sebebi hikmeti çoğalmaktır... Ötekiler kim mi? Kanaat önderleri, toplum eğiticileri, akıl hocaları, siyasi erkler, okuma yazması askerlikten kazanım ama sarığı kendinden büyük çakma ermişler, yani anlayan anlamayan kural koyucular... ne derseniz deyin, varoluşun gerekçesi, seksen yıllık bir ömrün özeti belki de; çoğalmaktır. Ötekiler mi; yani büyük idealler, asaletler, kahramanlı
(Kitaplara adını yazıp imzaladım. Baktı baktı, "Yazı biraz büyük olmadı mı?" dedi. Ben de -incelemiş gibi- yazıya baktım, "Evet ya biraz büyük olmuş," dedim. Yazarı eleştirmek ve haklı çıkmak!.. Çocuğun yüzündeki gülücük işte o anın sevinciydi). * DOĞAN SOYDAN * “Asrın felaketi” denilen 6 Şubat depreminden birkaç gün sonra hemşerilerimin acısını paylaşmak için, doğup büyüdüğüm memleketime gittim. Nisanın ilk haftasıydı, depremin yarattığı enkaz bütün çirkinliği ve korkunçl