Niyazi UYAR * Deli esiyor lodos, Hem de ne deli? Salıncak gibi sallanıyor koca gemi, Aha şimdi, aha battı batacak! Ölüm korkusu güvertede, Ölüm korkusu geminin her yerinde Ölüm kokusu Marmara’nın yağlı paslı sularında, Seni düşünüyorum arabalı vapurunda… Yaşamak, Sağ salim karaya çıkmak, İşte o, Kaptanın becerisinde… Bir çığlıkla başladı, ölüm korkusu, Sonra dualar, dualar... Okuma bilenler okudu üfledi, Bilmeyenler yakım yakım yalvarırken, Beni seni düşündüm arabalı vapu
Ali Şir Nevai Heykeli - Adiblar Sokağı (Taşkent) Nizamüddin Ali Şîr Nevaî veya yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (Çağatayca: 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), * Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin, çoklu yetenekli devlet adamı ve 15. yüzyılın Türk şairidir. Karahan Türklerinden , Kaşgarlı Mahmut' un Türkçenin ilk sözlüğü sayılan eseri Divanı Lugateyn Türk, ARAPÇA yazı
Türk Müziği bir koca çınarını, birilerinin deyişiyle “divasını”, bizce annesini, Müzeyyen Senar’ı 2015 yılında kaybetti. Şarkılar, türküler, “Feraye” öksüz kaldı. Biz de 8 Şubat olan ölüm yıldönümünde yaşam öyküsüyle analım istedik bu büyük sanatçıyı… Bursa’da başlayan yaşam Bursa Çekirge’de kıraathane işleten “Cerrah” lakaplı Mehmet Bey ile yine Bursa’nın Pınarbaşı Köyü’nde yaşayan, güzel sesiyle Kuran okuyan, keyifli ortamlarda gazel atan, tef çalan Zehra Hanımın üçüncü çoc
Yargıç, tarihçi, siyaset Filozofu * Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu (18 Ocak 1689 – 10 Şubat 1755), daha çok bilinen adıyla kısaca Montesquieu, Fransız bir yargıç , tarihçi ve politik düşünürdür . Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır. 20 yıl üzerinde çalıştığı 18. yüzyıla damgasını vuran Kanunların Ruhu (De l'esprit des lois) adlı kitabında yasama , yürütme ve yargıyı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamış ve " despotluk " kelime
Şenol YAZICI * -"Başta 17 Ağustos 1999 Marmara, 6 Şubat 2023 Maraş Depremleri olmak üzere sayısız felaket ve sayısız mağdur yaratan, kurgusu ilkel, aynı, ama hep faili meçhul kalan cinayetler anısına… - İnandıkların da terk etti seni, şimdi en büyük fırtınasına yakalanmış bir sahra çölü gibi... öyle yalnızsın. Bu yalnızlığı ancak çocuklar anlar. Bir çocuklar bilmez; Gün olur, hak edilmiş bir ayrılıktır zaman. Hoş gör. Mavzer
Nurten B. AKSOY * Kış mevsiminin ortalarındayız, bu yıl havalar çok soğuk olmasa da güneş yüzünü fazla göstermemek için direniyor. Bir yandan kar bekliyoruz çocuklar gibi, bir yandan baharı özlüyoruz, o sıcacık yaz günlerini özlüyoruz, açan çiçekleri özlüyoruz… Ama biliyoruz ki kışın da ayrı bir güzelliği var. Soğuğa ve kara inat rengarenk açan çiçekleri var kış mevsiminin de. İşte bu soğuk günlerde biz de o güzelim kış çiçekleri ve pek de bilinmeyen öyküleriyle renklendireli
Aycan AYTORE * -Günümüz insanının zoru var aklıyla ve aşkla; sorarsan her şeyi netleştirecek, akla dayalı köklerini bulacak... Bir de yaş haddi koymuşlar; 40'tan sonra emekli... Kimsenin deneyime filan metelik verdiği yok. Bana sordun mu? Oysa kitapta yeri var; seksenlik nineye bile her bayram soracaksın, ağzında dişin var mı? Karmaşık mı karmaşık, sermaye her şeye olduğu gibi aşka da ayar çekiyor; insan varolduğundan bu yana tek tanımı olan aşk, şimdi muz gibi, herkese gör
Nurten B. AKSOY * Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla başlayacağız. Her ne kadar “acısıyla-tatlısıyla” desek de geride bıraktığımız yılın hem dünyada hem ülkemizde çok da tatlı anılar bıraktığını söyleyemeyiz. Bu yıl da daha önceki yıllar gibi savaşlarla, terör olaylarıyla, doğal afetlerle, kazalarla ve yitirilen canlarla acı dolu ve kötü bir yıl olarak anılarımızdaki yerini alacak. Daha güzel günler ve yarınlar için umutla karşılayacağız yeni
Ahmet TELLİ 2 ARALIK 1946 * * - I - Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen, Ömrümüzse karşılıksız sorulardı, hepsi bu. Şu samanyolu, hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya, onlardan birindeyim. Yeni bir yolculuğa çıkıyorum, kar yağıyor, Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte. Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum, Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun, Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı. Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres
Yargıç, tarihçi, siyaset Filozofu * Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu (18 Ocak 1689 – 10 Şubat 1755), daha çok bilinen adıyla kısaca Montesquieu, Fransız bir yargıç , tarihçi ve politik düşünürdür . Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır. 20 yıl üzerinde çalıştığı 18. yüzyıla damgasını vuran Kanunların Ruhu (De l'esprit des lois) adlı kitabında yasama , yürütme ve yargıyı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamış ve " despotluk " kelime
Taşköprülüzade'nin "Osmanlı Bilginleri" eserinden. PAZAR OKUMALARI * Yusuf ERBAY * Her zamana benzeyen bir zamanda Her insana benzeyen bir insan yaşadı Aslında, hiçbir zaman benzemez başka bir zamana Ve hiçbir insan benzemez bir diğerine Eşi benzeri olmayan zamanlardan birinde Eşi benzeri olmayan bir “İnsan”ın hikâyesidir bu. Kavga Bedrettin dedi ki, her şeyin önü dünya, sonu ahirettir. İkisi arasında sürüp giden kavganın sebebi adalettir. Ezelden beridir tek kavga hak
Aziz NESİN * Bursa ovasına yavaştan bahar iniyor. İki sürgün arkadaşız. Kirayla kaldığımız evden çıktık mı, çarşı karakoluyla Setbaşı arasındaki asfalt yol üzerinde tir tir titreyerek gidip geliyoruz. Çarşı karakoluna her akşam gidip oradaki defteri imzalıyorum. Bir akşam karakoldan çıktım. Arkadaşımın yanında birisi var. Yirmisinde var yok. İlkin, arkadaşımın bir tanıdığı sandım. “Kim bu?” gibilerden arkadaşıma göz işareti yaptım. O da tek omzunu kaldırıp dudağını büzerek iş
ŞENOL YAZICI * Nazım Hikmet, Yusuf ERBAY, Hilmi YAVUZ, Kemal TAHİR'de ŞEYH BEDRETTİN * Şeyh Bedrettin sıradan bir tarihi kişilik değildir, çok rastlanmayan bir örnektir ve çok yönlü itibar sahibi olmuş bir Osmanlı mutasavvıfı, alimi, aristokratı olmasının yanında halkı için devletle çatışmaktan ve bu uğurda kellesini de kaybetmekten çekinmeyen bir kahramandır da... Yani Yusuf ERBAY'ın incelemesinin başlığında yazdığı gibi Şeyh Bedreddin’in Tek Renge Sığmayan Zengin Renkler
(Her Edebi Eser İnsan Kalbinin Sessiz Coğrafyasıdır) Kerem AYDIN* Kerem AYDIN * NİYAZİ UYAR, ÖYKÜ, 136 sayfa, Haziran 2024, LİMAN YAYINLARI, Ankara * Niyazi Uyar’ın Mavi Yürekli Öyküler adlı kitabı, çağdaş Türk öyküsünde giderek geri plana itilen bir alanı ısrarla savunur: İnsanın iç dünyasını, gösteriye kaçmadan, ajitasyona başvurmadan anlatma cesaretini... MAVİ YÜREKLİ ÖYKÜLER adlı eserde, yalnızca tematik bir
Türk Müziği bir koca çınarını, birilerinin deyişiyle “divasını”, bizce annesini, Müzeyyen Senar’ı 2015 yılında kaybetti. Şarkılar, türküler, “Feraye” öksüz kaldı. Biz de 8 Şubat olan ölüm yıldönümünde yaşam öyküsüyle analım istedik bu büyük sanatçıyı… Bursa’da başlayan yaşam Bursa Çekirge’de kıraathane işleten “Cerrah” lakaplı Mehmet Bey ile yine Bursa’nın Pınarbaşı Köyü’nde yaşayan, güzel sesiyle Kuran okuyan, keyifli ortamlarda gazel atan, tef çalan Zehra Hanımın üçüncü çoc
-Fotoğraf: Misi'de Köy Enstitüleri Etkinliği , Şenol Yazıcı- 2020'NİN 10 ŞUBATINDA Aramızdan Ayrılan NADİR GEZER'LE ilgili kuruluşundan buyana yer aldığı maviADA'da yayınlanan yazı ve söyleşilerden bulabildiklerimizle BİR DOSYA ÇALIŞMASI HAZIRLADIK. * RESME TIKLAYARAK yazıların hepsine ulaşabileceğiniz gibi aşağıdan seçtiklerimizi de okuyabilirsiniz. Bursa ve Öykü ( maviADA Dergisi Bahar 2006) Nilüfer Ünver ÖZYANIK Nadir Gezerle Öykü Üzerine (maviADA Dergisi 1.1.2007)
Mehmet Barış Manço (2 Ocak 1943, İstanbul - 1 Şubat 1999 , İstanbul), Türk aranjör, sanatçı, besteci, söz yazarı, televizyon programı yapımcısı ve sunucusu, köşe yazarı, ve kültür elçisidir. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden olup Anadolu rock türünün kurucuları arasında yer alır. Bestelediği 200'ün üzerindeki şarkısı, kendisine on iki altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Felemenkçe, Almanca, Fransızca,
Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun “Sevda Üstüne” adlı sergisi 12 Ocak – 7 Şubat 2026 tarihleri arasında Galeri Selvin’de açılıyor. Sergide Bedri Rahmi'nin daha önce hiç sergilenmemiş desen ve resimleri yer alıyor. Türk resim sanatının en önemli isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bugüne kadar hiç sergilenmemiş 50 adet desen ve renkli çalışmalarının yer aldığı bu özel seçki sanatçının üretim sürecine, desen anlayışına ve renk duyarlılığına yakından bakma imkanı sunuyor. Bedri Rahmi’
Selim İleri Diye Biri... * ŞENOL YAZICI * İnsan koşullarının ürünüdür. Derler ya coğrafyan kaderindir. Onu anlamadan insanı anlamaya çalışmak boşuna heves... İster Atatürk'ü, ister bir adamını, ister bir ayakkabı boyacısını ya da kadını erkeğiyle İNSANI anlamak iste; coğrafyasından, çocukluğundan, koşullarından azade tutamazsın, dahası o günlerde yaşadığı koşullarından bile... Yazarlar da öyle... Belki salt bu yüzden sıradan bir insan, birden bir gizem ve bir muamma yumağına
Niyazi UYAR * Deli esiyor lodos, Hem de ne deli? Salıncak gibi sallanıyor koca gemi, Aha şimdi, aha battı batacak! Ölüm korkusu güvertede, Ölüm korkusu geminin her yerinde Ölüm kokusu Marmara’nın yağlı paslı sularında, Seni düşünüyorum arabalı vapurunda… Yaşamak, Sağ salim karaya çıkmak, İşte o, Kaptanın becerisinde… Bir çığlıkla başladı, ölüm korkusu, Sonra dualar, dualar... Okuma bilenler okudu üfledi, Bilmeyenler yakım yakım yalvarırken, Beni seni düşündüm arabalı vapu
Ali Şir Nevai Heykeli - Adiblar Sokağı (Taşkent) Nizamüddin Ali Şîr Nevaî veya yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (Çağatayca: 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), * Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin, çoklu yetenekli devlet adamı ve 15. yüzyılın Türk şairidir. Karahan Türklerinden , Kaşgarlı Mahmut' un Türkçenin ilk sözlüğü sayılan eseri Divanı Lugateyn Türk, ARAPÇA yazı
Niyazi UYAR * Bir semtin adı değilsin gülüm, Aşkın tarifsiz tanımı, Geceler boyu rüya, Gündüzler boyu hayalsin. Sen bir semtin adı değilsin gülüm. Senin sevdan, Ateşlerde yanmak… Senin sevdan, Ateşlerde yanmak da olsa, Vaz geçmemek. Senin sevdan gülüm, Lüzumlu, lüzumsuz her yerde, Zikretmektir adını. Ahdim olsun, Durdukça dünya, Haykırmaktır adını arşa aleme! Sen sevdamın adısın gülüm, Nasıl unuturum? Gün yirmi dört saat, Yıl üç yüz altmış beş gün, Yıllar, çok yıllar… B
Ali Şir Nevai Heykeli - Adiblar Sokağı (Taşkent) Nizamüddin Ali Şîr Nevaî veya yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (Çağatayca: 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), * Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin, çoklu yetenekli devlet adamı ve 15. yüzyılın Türk şairidir. Karahan Türklerinden , Kaşgarlı Mahmut' un Türkçenin ilk sözlüğü sayılan eseri Divanı Lugateyn Türk, ARAPÇA yazı
Türk Müziği bir koca çınarını, birilerinin deyişiyle “divasını”, bizce annesini, Müzeyyen Senar’ı 2015 yılında kaybetti. Şarkılar, türküler, “Feraye” öksüz kaldı. Biz de 8 Şubat olan ölüm yıldönümünde yaşam öyküsüyle analım istedik bu büyük sanatçıyı… Bursa’da başlayan yaşam Bursa Çekirge’de kıraathane işleten “Cerrah” lakaplı Mehmet Bey ile yine Bursa’nın Pınarbaşı Köyü’nde yaşayan, güzel sesiyle Kuran okuyan, keyifli ortamlarda gazel atan, tef çalan Zehra Hanımın üçüncü çoc
Yargıç, tarihçi, siyaset Filozofu * Charles-Louis de Secondat, baron de La Brède et de Montesquieu (18 Ocak 1689 – 10 Şubat 1755), daha çok bilinen adıyla kısaca Montesquieu, Fransız bir yargıç , tarihçi ve politik düşünürdür . Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atmıştır. 20 yıl üzerinde çalıştığı 18. yüzyıla damgasını vuran Kanunların Ruhu (De l'esprit des lois) adlı kitabında yasama , yürütme ve yargıyı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamış ve " despotluk " kelime