ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
Türkçe ezan, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde ezanın Arapça yerine Türkçe okunması amacıyla başlatılan uygulamadır. 1932 yılında resmî olarak başlatılan bu uygulama, 1950'de Arapça ezanın serbest bırakılmasına kadar devam etmiş ve dönemin dinî, siyasi ve toplumsal tartışmalarında önemli bir yer edinmiştir. Türkçe ezan konusu, Türkiye tarihinde; Türkçülük, dili öz Türkçeleştirme ve sekülerizm eksenlerinde tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Tarihçe Tanzimat'ın geti
SULTAN DENLİ * Sabahın ilk ışıkları daha şehrin üzerine düşmeden telefon çalar. Kimi zaman bir yangın ihbarı, kimi zaman bir kaza, kimi zaman da onlarca insanın hayatını değiştirecek bir olay… O an ne yarım kalan uyku düşünülür ne de soğuyan çay. Kamera omuza alınır, not defteri çantaya konur ve yola çıkılır. Çünkü gazetecilik, mesai saati olan bir meslek değil; gerçeğe yetişme mücadelesidir. Sahada çalışan gazeteciler, haberi masa başında değil; asfaltın sıcağında, enkazın t
Zeki BAŞTÜRK * Cumartesi günü öğle saatleriydi. Her şey, birdenbire başlayan baş dönmesiyle başladı. Ardından denge kaybı… Dünya sanki kendi ekseni etrafında dönmekten vazgeçmiş, benim etrafımda dönmeye karar vermişti. Bunun üzerine ambulans çağrıldı. Böylece uzun zamandır binmediğim bir araca, üstelik bu kez bilet almadan, ücretsiz ve oldukça hızlı bir şekilde bindim. İlk durağımız Mudanya Devlet Hastanesi'ydi. Acil servise giriş yaptım. Ardından klasik hastane serüveni başl
Şimdi Saatler Eylül, Şimdi GÜZ * Şenol YAZICI * Şimdi YAZ geçer, sınanırsın. Turnalar, yaban ördekleri de geçer birazdan. Gökyüzünü “V”lerle doldurup kuş sesinden öte, bir arslan sürüsü gibi kükreyerek geçerler. Ne zaman saat Eylülse, ne zaman ayaz çekip göçer kuşların sesleri doldursa ay dolu gökleri, öyle olurum: Önce vaat edilmiş, sonra terk edilmiş bir ülkeymişim gibi gelir. Cennette bir başına yaşamaya bırakılmışım gibi… Siz bunu bilir misiniz? Zor olan, yalnız olmak de
Nurten B. AKSOY * "Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…” Dizelerini hemen hemen bilmeyen yok gibidir. Kimimiz şiiri çok sevdiğimizden, kimimiz lise edebiyat derslerinden, kimimiz de şairini bilmesek bile birilerinden duyduğumuz için biliriz bu dizeleri. Bazen merdivenli bir yolun başında, bazen de artık yaşlandığımızı hissettiğimizde dolanıverir dilimize bu dizeler. Aslında pek çok şiirini
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER * Sevdadır Arkadaş Zekai ÖZGÖR Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın Solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana Çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim Üzme kendini bu kadar sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gö
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu…” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona sını
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler
ESRA ODMAN * Sonbaharın en güzel yanlarından biri de yeni kitapların raflarda yerini almasıdır. Okunmayı bekleyen onca kitabın yanına yenileri eklenir. İyi bir okur ise seçicidir. Herkesin onay verdiği kitabı değil, kendi okuma zevkine, edebî beğenisine ve aradığı edebiyat hazzına uygun olanı tercih eder. İşte bu eylülün önemli kitaplarından biri de KENDİNİ YARATMAK. Sevgili Şenol Yazıcı’nın son kitabı eylül ayında okurlarıyla buluşuyor. Öykücülüğü ve romancılığıyla tanınan,
* KENDİ YAŞAMININ ÖZNESİ OLMAK * Zeki BAŞTÜRK * Eylül yılın belki de en güzel aylarından biri. Vaat ettiği bolluk bereket bir yana yılın en hareketli ayı olduğu kesin. Her şeyden önce okulların açıldığı 20 milyon öğrenci ve öğretmenin işbaşı yaptığı zamandır. Kış hazırlıklarının yapılmasının yanında yeni kitapların da en yoğun çıktığı aydır Eylül. Bereketli olsun. Eylül'de çıkacak "sonokur"u olduğum kitaplardan biri Şenol Yazıcı'nın bir deneme kitabı olan KENDİNİ YARATMAK.
KENDİNİ YARATMAK * Zuhal BAŞPINAR * Şenol YAZICI'nın yeni kitabı Eylül 2026'da çıkıyor. Bir şiir kitabı da olan Edebiyat fakültesi mezunu olsam da ilk kez bir kitabın “son okuru” oldum. Yenidüzen yayınevlerinde böyle bir düzen varmış; bir tür kitaba, yazıya olur veriyorlar "sonokur"lar, artık yola çıkabilir diye. Onur duyulacak bir uğraştı okumam. Hele o kitap, insanın kendine yolculuğunu ve kendinden yeni bir insan oldurmayı başarılı bir biçimde anlatmayı başarmış, keyifle,
FADİME Y. KAROĞLU* (d. 12 Ağustos 1875, İstanbul - ö. 23 Aralık 1931) * Ne zaman güz gelip de yapraklar bordoya boyansa; hani şu değeri pek anlaşılmamış, buram buram aşk ve hüzün kokan, tek eseri ile döneme ismini yazdırmayı başarmış yazarımız, Mehmet Rauf ‘un Eylül’ü gelir aklıma… İmkansızı istemenin, ruhsal bir çözümsüzlük içinde git-gel oluşturan zorluğu… ve aşk denen güçlü duygunun esareti altında çırpınan yaralı yüreğin seğirmesi… * Mehmet Rauf kimdir? Kütahyalı H
ZEKİ BAŞTÜRK * Bir Çocuğun Günlüğünden Toplumsal Belleğe Uzanan Yolculuk Kimi romanlar salt bir öykü anlatmaz, aynı zamanda bir dönemin tanıklığını da üstlenir. Şenol Yazıcı'nın Buzdan Kaleler adlı romanı da bu nitelikte eserlerden biridir. Yazarın, kızı Mavi Işık'ın dokuz yaşında tuttuğu beş sayfalık günlüklerinden esinlenerek kurguladığı bu roman, çocuk gözünden yaşanan büyük bir felaketin ve sonrasında değişen yaşamların içten öyküsünü anlatırken, karşılaşılan insanların
KATILANLAR *Esra Odman: Yazko Nasıl Kuruldu? *Şenol Yazıcı: Bir Dayanışma Nasıl Öldürülür? *Aycan Aytore: Yazko Bugün *Asiye Y. Arslan: Yazko Yazarları ve Eserleri *Nurten B. AKSOY: Yazko Üstüne Notlar ORTAK DOSYA ÇAĞRISI * Türkiye'de Bir İlk ve Son: DAYANIŞMANIN EFSANE ÖRNEĞİ * YAZARLIK, sınıfı ve aitliği olmayan bir meslektir. Yani onun ulusu, dini, partisi, akrabası, hemşerisi, hatta eşi, dostu ... olmaz, der literatür. Bu kadar "olmaz" a bir de bize özgü nedensiz düşman
ESRA ODMAN * YAZKO, Sınırlı Sorumlu Yazar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi, özellikle 12 Eylül 1980 sonrasındaki Türk edebiyat ve düşünce hayatını anlamak için çok önemli bir adım olarak hayata geçmiş devrim niteliğinde bir oluşumdu. 22 Nisan 1980'de Mustafa Kemal Ağaoğlu öncülüğünde kuruldu. Ağaoğlu’nun YAZKO’yu kurması bir anda ortaya çıkmış bir fikir değildi. Ağaoğlu, yaklaşık 20 yıllık süreçte yayıncılık ve matbaacılık deneyimi kazanmış özellikle 1970’lerin yayın
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
KENDİNİ YARATMAK * Zuhal BAŞPINAR * Şenol YAZICI'nın yeni kitabı Eylül 2026'da çıkıyor. Bir şiir kitabı da olan Edebiyat fakültesi mezunu olsam da ilk kez bir kitabın “son okuru” oldum. Yenidüzen yayınevlerinde böyle bir düzen varmış; bir tür kitaba, yazıya olur veriyorlar "sonokur"lar, artık yola çıkabilir diye. Onur duyulacak bir uğraştı okumam. Hele o kitap, insanın kendine yolculuğunu ve kendinden yeni bir insan oldurmayı başarılı bir biçimde anlatmayı başarmış, keyifle,
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
ESRA ODMAN * YAZKO, Sınırlı Sorumlu Yazar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi, özellikle 12 Eylül 1980 sonrasındaki Türk edebiyat ve düşünce hayatını anlamak için çok önemli bir adım olarak hayata geçmiş devrim niteliğinde bir oluşumdu. 22 Nisan 1980'de Mustafa Kemal Ağaoğlu öncülüğünde kuruldu. Ağaoğlu’nun YAZKO’yu kurması bir anda ortaya çıkmış bir fikir değildi. Ağaoğlu, yaklaşık 20 yıllık süreçte yayıncılık ve matbaacılık deneyimi kazanmış özellikle 1970’lerin yayın
ASIM ÖZTÜRK -Şiirevi- Yaz sevinçleri, düş kırıklıkları Elmanın çürüğündeki yara Yırtılırken tenin mavi yelkeni, Sularda unutulmuş anılar; Kıyılar boyu söylenmemişözcükler, Gülün rengi, Avlularda konuşulan akşamlar, Sularla yıkandıktan sonra taşlıklar Mermer ayakları mermerlerin, Fincanların içinde soğur son yudumları Kıyısında uzun bir yol, Yaşayanların silinip geçmeyen izleri, Özlenenlerden, Çıkar gelir ansızın bir haber,
SON MUCİZE: KENDİNİ YARATMAK * ŞENOL YAZICI * İnsan dünyaya gelir. Bu, herkesin başarabildiği ilk ve son mucizedir. Ama dünyaya gelmekle insan olmak aynı şey değildir. Bir tohumun toprağa düşmesiyle ağaç olması arasında ne kadar uzun bir yol varsa, doğmakla İNSAN olmak arasında da o kadar uzun bir yol vardır. Bize bir isim verilir. Bir dil. Bir aile. Bir ulus. Bir kader taslağı. Sonra hayat, elimizdeki kalemi yavaşça önümüze bırakır. İşte bütün sorun o andan sonra başlar; Çü
ASIM ÖZTÜRK * - Malkaça-Urla- Kanatlarının gölgesi duruyor yerlerde Malkaça çarşısına konmayan kumruların, Yitirmiş sesini yazlar Urla’da Şapkaları sarı tütün kokan köylüler yok Kahvelerin dilinde kekremsi bir tat Yaşanmamışlıkların kırık sesini rüzgârlar sürüklüyor, Toprak yollardan gelen at arabaları Tekerleklerin seslerini unutup gelmiş Bağ aralarında, Evlerin sarı kavunları, taş avlular Yılların o güzel kokusuyla büyütmüş çocuklar
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
Türkçe ezan, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde ezanın Arapça yerine Türkçe okunması amacıyla başlatılan uygulamadır. 1932 yılında resmî olarak başlatılan bu uygulama, 1950'de Arapça ezanın serbest bırakılmasına kadar devam etmiş ve dönemin dinî, siyasi ve toplumsal tartışmalarında önemli bir yer edinmiştir. Türkçe ezan konusu, Türkiye tarihinde; Türkçülük, dili öz Türkçeleştirme ve sekülerizm eksenlerinde tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Tarihçe Tanzimat'ın geti
SULTAN DENLİ * Sabahın ilk ışıkları daha şehrin üzerine düşmeden telefon çalar. Kimi zaman bir yangın ihbarı, kimi zaman bir kaza, kimi zaman da onlarca insanın hayatını değiştirecek bir olay… O an ne yarım kalan uyku düşünülür ne de soğuyan çay. Kamera omuza alınır, not defteri çantaya konur ve yola çıkılır. Çünkü gazetecilik, mesai saati olan bir meslek değil; gerçeğe yetişme mücadelesidir. Sahada çalışan gazeteciler, haberi masa başında değil; asfaltın sıcağında, enkazın t