Nurten B. AKSOY * Yazko (Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretimi Kooperatifi), sahaf gezenlerin bolca gördüğü çoğunluğu mavi-beyaz kapaklı kitapları ile bilinir. Türkiye'deki yayıncılığa yönelik kurulmuş bir kooperatiftir. Yazko'nun Öyküsü Erol Toy İstanbul, 2007 "... 1979 İran devriminin petrolü millileştirmesi, o günün dünyasında derin bir ekonomik bunalımın tetikçisi olmuş (...) Irak'ın Batılı süperlere dayanarak İran'a saldırması bunalımı büsbütün yoğunlaştırmıştı.... Ondan
Nurten B. AKSOY * Yazko (Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretimi Kooperatifi), sahaf gezenlerin bolca gördüğü çoğunluğu mavi-beyaz kapaklı kitapları ile bilinir. Türkiye'deki yayıncılığa yönelik kurulmuş bir kooperatiftir. Yazko'nun Öyküsü Erol Toy İstanbul, 2007 "... 1979 İran devriminin petrolü millileştirmesi, o günün dünyasında derin bir ekonomik bunalımın tetikçisi olmuş (...) Irak'ın Batılı süperlere dayanarak İran'a saldırması bunalımı büsbütün yoğunlaştırmıştı.... Ondan
SULTAN DENLİ * Bazen yürürken durup etrafa bakıyorum. Aynı sokaklar… Aynı kaldırımlar… Ama bir şey eksik. Gürültü var, araba var, kalabalık var… ama hayat yok gibi. Çocuk sesi yok. O an fark ediyorum; aslında eksik olan şey, bizim çocukluğumuz. Bizim zamanımızda sokak sadece sokak değildi. Bir dünyaydı. Sabah çıkıp akşam döndüğümüz, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız bir yerdi. Üstümüz başımız kirlenirdi, dizimiz kanardı, annemiz kızardı… ama ertesi gün yine aynı heyecanla
Şenol YAZICI * Bazen YOL çeker ya gözlerin, uzak dağlar, kış denizinde çırpınan martılar ya da nazlı bir sevgili ya da bir "Mehlika Sultan"… Çeker ya… Kırasın gelir zincirlerini, zorlarsın. İyi de... Arada nasıl oluyorsa anımsıyorsun, kendinden başka zincirin yok ki senin. O bilge sözü çak bir yerine, canın yansın, bakarsın: HAYAT, her zaman gün doğarken değil, KORKULARININ BİTTİĞİ YERDE başlar. O zaman, konu yaşamaksa önce korkmaktan vazgeç. Şimdi GÜZ. En çok ölüm gelir ins
Zeki Sarıhan * Bir süredir Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cuma namazlarına gittiğini ve namaz çıkışlarında demeçler verdiğini okuyoruz. Sağ parti liderleri bunu eskiden beri yapıyorlardı. Laik muhalefet onları dini siyaset etmekle eleştiriyordu. Özgül Özel’in bu tutumundan sonra bu yoldaki eleştiriler duyulmaz oldu. Epey bir süredir, laik muhalefet, sağcıların dini kullanarak seçimleri kazandığı kanısındadır. Kendisini bundan uzak tutmaya çalışmaktadır. İnönü de öyle
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
Şenol YAZICI * Bazen YOL çeker ya gözlerin, uzak dağlar, kış denizinde çırpınan martılar ya da nazlı bir sevgili ya da bir "Mehlika Sultan"… Çeker ya… Kırasın gelir zincirlerini, zorlarsın. İyi de... Arada nasıl oluyorsa anımsıyorsun, kendinden başka zincirin yok ki senin. O bilge sözü çak bir yerine, canın yansın, bakarsın: HAYAT, her zaman gün doğarken değil, KORKULARININ BİTTİĞİ YERDE başlar. O zaman, konu yaşamaksa önce korkmaktan vazgeç. Şimdi GÜZ. En çok ölüm gelir ins
Şimdi Saatler Eylül, Şimdi GÜZ * Şenol YAZICI * Şimdi YAZ geçer, sınanırsın. Turnalar, yaban ördekleri de geçer birazdan. Gökyüzünü “V”lerle doldurup kuş sesinden öte, bir arslan sürüsü gibi kükreyerek geçerler. Ne zaman saat Eylülse, ne zaman ayaz çekip göçer kuşların sesleri doldursa ay dolu gökleri, öyle olurum: Önce vaat edilmiş, sonra terk edilmiş bir ülkeymişim gibi gelir. Cennette bir başına yaşamaya bırakılmışım gibi… Siz bunu bilir misiniz? Zor olan, yalnız olmak de
Nurten B. AKSOY * "Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…” Dizelerini hemen hemen bilmeyen yok gibidir. Kimimiz şiiri çok sevdiğimizden, kimimiz lise edebiyat derslerinden, kimimiz de şairini bilmesek bile birilerinden duyduğumuz için biliriz bu dizeleri. Bazen merdivenli bir yolun başında, bazen de artık yaşlandığımızı hissettiğimizde dolanıverir dilimize bu dizeler. Aslında pek çok şiirini
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER * Sevdadır Arkadaş Zekai ÖZGÖR Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın Solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana Çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim Üzme kendini bu kadar sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gö
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu…” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona sını
ESRA ODMAN * Sonbaharın en güzel yanlarından biri de yeni kitapların raflarda yerini almasıdır. Okunmayı bekleyen onca kitabın yanına yenileri eklenir. İyi bir okur ise seçicidir. Herkesin onay verdiği kitabı değil, kendi okuma zevkine, edebî beğenisine ve aradığı edebiyat hazzına uygun olanı tercih eder. İşte bu eylülün önemli kitaplarından biri de KENDİNİ YARATMAK. Sevgili Şenol Yazıcı’nın son kitabı eylül ayında okurlarıyla buluşuyor. Öykücülüğü ve romancılığıyla tanınan,
* KENDİ YAŞAMININ ÖZNESİ OLMAK * Zeki BAŞTÜRK * Eylül yılın belki de en güzel aylarından biri. Vaat ettiği bolluk bereket bir yana yılın en hareketli ayı olduğu kesin. Her şeyden önce okulların açıldığı 20 milyon öğrenci ve öğretmenin işbaşı yaptığı zamandır. Kış hazırlıklarının yapılmasının yanında yeni kitapların da en yoğun çıktığı aydır Eylül. Bereketli olsun. Eylül'de çıkacak "sonokur"u olduğum kitaplardan biri Şenol Yazıcı'nın bir deneme kitabı olan KENDİNİ YARATMAK.
KENDİNİ YARATMAK * Zuhal BAŞPINAR * Şenol YAZICI'nın yeni kitabı Eylül 2026'da çıkıyor. Bir şiir kitabı da olan Edebiyat fakültesi mezunu olsam da ilk kez bir kitabın “son okuru” oldum. Yenidüzen yayınevlerinde böyle bir düzen varmış; bir tür kitaba, yazıya olur veriyorlar "sonokur"lar, artık yola çıkabilir diye. Onur duyulacak bir uğraştı okumam. Hele o kitap, insanın kendine yolculuğunu ve kendinden yeni bir insan oldurmayı başarılı bir biçimde anlatmayı başarmış, keyifle,
FADİME Y. KAROĞLU* (d. 12 Ağustos 1875, İstanbul - ö. 23 Aralık 1931) * Ne zaman güz gelip de yapraklar bordoya boyansa; hani şu değeri pek anlaşılmamış, buram buram aşk ve hüzün kokan, tek eseri ile döneme ismini yazdırmayı başarmış yazarımız, Mehmet Rauf ‘un Eylül’ü gelir aklıma… İmkansızı istemenin, ruhsal bir çözümsüzlük içinde git-gel oluşturan zorluğu… ve aşk denen güçlü duygunun esareti altında çırpınan yaralı yüreğin seğirmesi… * Mehmet Rauf kimdir? Kütahyalı H
ZEKİ BAŞTÜRK * Bir Çocuğun Günlüğünden Toplumsal Belleğe Uzanan Yolculuk Kimi romanlar salt bir öykü anlatmaz, aynı zamanda bir dönemin tanıklığını da üstlenir. Şenol Yazıcı'nın Buzdan Kaleler adlı romanı da bu nitelikte eserlerden biridir. Yazarın, kızı Mavi Işık'ın dokuz yaşında tuttuğu beş sayfalık günlüklerinden esinlenerek kurguladığı bu roman, çocuk gözünden yaşanan büyük bir felaketin ve sonrasında değişen yaşamların içten öyküsünü anlatırken, karşılaşılan insanların
KATILANLAR *Esra Odman: Yazko Nasıl Kuruldu? *Şenol Yazıcı: Bir Dayanışma Nasıl Öldürülür? *Aycan Aytore: Yazko Bugün *Asiye Y. Arslan: Yazko Yazarları ve Eserleri *Nurten B. AKSOY: Yazko Üstüne Notlar ORTAK DOSYA ÇAĞRISI * Türkiye'de Bir İlk ve Son: DAYANIŞMANIN EFSANE ÖRNEĞİ * YAZARLIK, sınıfı ve aitliği olmayan bir meslektir. Yani onun ulusu, dini, partisi, akrabası, hemşerisi, hatta eşi, dostu ... olmaz, der literatür. Bu kadar "olmaz" a bir de bize özgü nedensiz düşman
ESRA ODMAN * YAZKO, Sınırlı Sorumlu Yazar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi, özellikle 12 Eylül 1980 sonrasındaki Türk edebiyat ve düşünce hayatını anlamak için çok önemli bir adım olarak hayata geçmiş devrim niteliğinde bir oluşumdu. 22 Nisan 1980'de Mustafa Kemal Ağaoğlu öncülüğünde kuruldu. Ağaoğlu’nun YAZKO’yu kurması bir anda ortaya çıkmış bir fikir değildi. Ağaoğlu, yaklaşık 20 yıllık süreçte yayıncılık ve matbaacılık deneyimi kazanmış özellikle 1970’lerin yayın
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
KENDİNİ YARATMAK * Zuhal BAŞPINAR * Şenol YAZICI'nın yeni kitabı Eylül 2026'da çıkıyor. Bir şiir kitabı da olan Edebiyat fakültesi mezunu olsam da ilk kez bir kitabın “son okuru” oldum. Yenidüzen yayınevlerinde böyle bir düzen varmış; bir tür kitaba, yazıya olur veriyorlar "sonokur"lar, artık yola çıkabilir diye. Onur duyulacak bir uğraştı okumam. Hele o kitap, insanın kendine yolculuğunu ve kendinden yeni bir insan oldurmayı başarılı bir biçimde anlatmayı başarmış, keyifle,
Nurten B. AKSOY * Yazko (Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretimi Kooperatifi), sahaf gezenlerin bolca gördüğü çoğunluğu mavi-beyaz kapaklı kitapları ile bilinir. Türkiye'deki yayıncılığa yönelik kurulmuş bir kooperatiftir. Yazko'nun Öyküsü Erol Toy İstanbul, 2007 "... 1979 İran devriminin petrolü millileştirmesi, o günün dünyasında derin bir ekonomik bunalımın tetikçisi olmuş (...) Irak'ın Batılı süperlere dayanarak İran'a saldırması bunalımı büsbütün yoğunlaştırmıştı.... Ondan
Şenol YAZICI * Bazen YOL çeker ya gözlerin, uzak dağlar, kış denizinde çırpınan martılar ya da nazlı bir sevgili ya da bir "Mehlika Sultan"… Çeker ya… Kırasın gelir zincirlerini, zorlarsın. İyi de... Arada nasıl oluyorsa anımsıyorsun, kendinden başka zincirin yok ki senin. O bilge sözü çak bir yerine, canın yansın, bakarsın: HAYAT, her zaman gün doğarken değil, KORKULARININ BİTTİĞİ YERDE başlar. O zaman, konu yaşamaksa önce korkmaktan vazgeç. Şimdi GÜZ. En çok ölüm gelir ins
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
ESRA ODMAN * YAZKO, Sınırlı Sorumlu Yazar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi, özellikle 12 Eylül 1980 sonrasındaki Türk edebiyat ve düşünce hayatını anlamak için çok önemli bir adım olarak hayata geçmiş devrim niteliğinde bir oluşumdu. 22 Nisan 1980'de Mustafa Kemal Ağaoğlu öncülüğünde kuruldu. Ağaoğlu’nun YAZKO’yu kurması bir anda ortaya çıkmış bir fikir değildi. Ağaoğlu, yaklaşık 20 yıllık süreçte yayıncılık ve matbaacılık deneyimi kazanmış özellikle 1970’lerin yayın
ASIM ÖZTÜRK -Şiirevi- Yaz sevinçleri, düş kırıklıkları Elmanın çürüğündeki yara Yırtılırken tenin mavi yelkeni, Sularda unutulmuş anılar; Kıyılar boyu söylenmemişözcükler, Gülün rengi, Avlularda konuşulan akşamlar, Sularla yıkandıktan sonra taşlıklar Mermer ayakları mermerlerin, Fincanların içinde soğur son yudumları Kıyısında uzun bir yol, Yaşayanların silinip geçmeyen izleri, Özlenenlerden, Çıkar gelir ansızın bir haber,
Nurten B. AKSOY * Yazko (Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretimi Kooperatifi), sahaf gezenlerin bolca gördüğü çoğunluğu mavi-beyaz kapaklı kitapları ile bilinir. Türkiye'deki yayıncılığa yönelik kurulmuş bir kooperatiftir. Yazko'nun Öyküsü Erol Toy İstanbul, 2007 "... 1979 İran devriminin petrolü millileştirmesi, o günün dünyasında derin bir ekonomik bunalımın tetikçisi olmuş (...) Irak'ın Batılı süperlere dayanarak İran'a saldırması bunalımı büsbütün yoğunlaştırmıştı.... Ondan
SULTAN DENLİ * Bazen yürürken durup etrafa bakıyorum. Aynı sokaklar… Aynı kaldırımlar… Ama bir şey eksik. Gürültü var, araba var, kalabalık var… ama hayat yok gibi. Çocuk sesi yok. O an fark ediyorum; aslında eksik olan şey, bizim çocukluğumuz. Bizim zamanımızda sokak sadece sokak değildi. Bir dünyaydı. Sabah çıkıp akşam döndüğümüz, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız bir yerdi. Üstümüz başımız kirlenirdi, dizimiz kanardı, annemiz kızardı… ama ertesi gün yine aynı heyecanla
Şenol YAZICI * Bazen YOL çeker ya gözlerin, uzak dağlar, kış denizinde çırpınan martılar ya da nazlı bir sevgili ya da bir "Mehlika Sultan"… Çeker ya… Kırasın gelir zincirlerini, zorlarsın. İyi de... Arada nasıl oluyorsa anımsıyorsun, kendinden başka zincirin yok ki senin. O bilge sözü çak bir yerine, canın yansın, bakarsın: HAYAT, her zaman gün doğarken değil, KORKULARININ BİTTİĞİ YERDE başlar. O zaman, konu yaşamaksa önce korkmaktan vazgeç. Şimdi GÜZ. En çok ölüm gelir ins
Zeki Sarıhan * Bir süredir Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cuma namazlarına gittiğini ve namaz çıkışlarında demeçler verdiğini okuyoruz. Sağ parti liderleri bunu eskiden beri yapıyorlardı. Laik muhalefet onları dini siyaset etmekle eleştiriyordu. Özgül Özel’in bu tutumundan sonra bu yoldaki eleştiriler duyulmaz oldu. Epey bir süredir, laik muhalefet, sağcıların dini kullanarak seçimleri kazandığı kanısındadır. Kendisini bundan uzak tutmaya çalışmaktadır. İnönü de öyle