TURHAN EYÜBOĞLU * Bana göre çok güzel bir şarkıdır! Annem bu şarkıyı söyledikten sonra : "Niye gitar? Ben kemanın bu şarkıda daha ağırlıklı olduğunu düşünüyorum! Keşke 'ağla keman' diye ismini koysaydılar!" derdim. O da: "Sen bu şarkıyı Nesrin Sipahi'den dinledin mi? Şarkının sözünün yazılış nedenine bakacaksın; şarkıda geçen gitara değil!" Annemin sevdiği şarkıların hikayelerini yazarken bu konuşmamız aklıma geldi ve ilk olarak Nesrin Sipahi'den bu şarkıyı dinledim. Şarkının
TURHAN EYÜBOĞLU * Bana göre çok güzel bir şarkıdır! Annem bu şarkıyı söyledikten sonra : "Niye gitar? Ben kemanın bu şarkıda daha ağırlıklı olduğunu düşünüyorum! Keşke 'ağla keman' diye ismini koysaydılar!" derdim. O da: "Sen bu şarkıyı Nesrin Sipahi'den dinledin mi? Şarkının sözünün yazılış nedenine bakacaksın; şarkıda geçen gitara değil!" Annemin sevdiği şarkıların hikayelerini yazarken bu konuşmamız aklıma geldi ve ilk olarak Nesrin Sipahi'den bu şarkıyı dinledim. Şarkının
ZEKİ BAŞTÜRK * "Şarkı söylemeyen halk hastadır." İspanyol Atasözü Bir halkın ruhunu anlamak için bazen onun ne söylediğine değil, ne söylediğini nasıl söylediğine bakmak gerekir. Çünkü şarkı, yalnızca ezgilerin ve sözlerin bir araya gelmesi değildir. Şarkı; insanın içinden taşan sevincin, hüznün, özlemin, umudun ve isyanın sesidir. İspanyol atasözünün söylediği "Şarkı söylemeyen halk hastadır" sözü, tam da bu nedenle üzerinde düşünülmesi gereken derin bir anlam taşır. Buradak
SULTAN DENLİ * Bir nesil düşünün. Ne sokaklara dökülerek isyan ediyor ne de yüksek sesle şikâyet ediyor. Ama her sabah biraz daha ağır uyanıyor hayata. Alarm sesine değil, hayal kırıklıklarına açıyor gözlerini. İşte ben bugün o nesilden bahsetmek istiyorum. Sessizce yorulanlardan. Bu yorgunluk öyle bir gecede olan cinsten değil. Ne uykuyla geçiyor ne de bir tatille. Yıllara yayılmış, birikmiş, içe çökmüş bir yorgunluk bu. Sürekli “biraz daha sabret” denilerek büyütülmüş bir y
Tarihi Değiştiren Bir Yazar * (d. 11 Aralık 1918; Kislovodsk, Stavropol Krayı - ö. 3 Ağustos 2008, Moskova), 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. Bütün yazarlar o rüyayı görür; halkını kurtarmak düşünü... Ne var ki çok azına bunun getçeğe dönüştüğünü görmek SOLJENİSTSYN'e olduğu gibi kısmet olur. "Ben sosyal bir yazar olarak doğdum," diye tanımlardı kendini Soljenitsin. Belki de onun en önemli yanını işaret eder bu tanım. Elli yıllık bir mücadeleyle bir sis
Dante’nin İlahi Komedya’sında Selahaddin Eyyubi: Erdemiyle Sınırları Aşan Bir Müslüman Hükümdar Yazar ve Okur, 6000 yıl önceki ilk tablet, papirüs, parşömenlere yazılan yazı örneklerinden bugüne uzanan yolda sürekli bir kavuşma arzusu içindedir. Şenol Yazıcı, Yazar ve Ütopya'dan Odysseus’un “Hiç Kimse” (Outis) Hilesi: Homeros’un Odysseia Destanındaki En Ünlü Kelime Oyunu *DERLEME YAZILAR PAZAR OKUMALARI HAZIRLAYAN: AYCAN AYTORE
Nurten B. AKSOY * "Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…” Dizelerini hemen hemen bilmeyen yok gibidir. Kimimiz şiiri çok sevdiğimizden, kimimiz lise edebiyat derslerinden, kimimiz de şairini bilmesek bile birilerinden duyduğumuz için biliriz bu dizeleri. Bazen merdivenli bir yolun başında, bazen de artık yaşlandığımızı hissettiğimizde dolanıverir dilimize bu dizeler. Aslında pek çok şiirini
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER * Sevdadır Arkadaş Zekai ÖZGÖR Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın Solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana Çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim Üzme kendini bu kadar sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gö
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu…” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona sını
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler
Nurten B. AKSOY * Bugün Çanakkale Zaferinin Yıldönümü. Bu zafer; ırkı, dili, dini ne olursa olsun bu vatan topraklarında yaşayan herkesin canlarını feda ederek, kanlarını dökerek kazandıkları bir büyük zafer. Dünya ve Türk tarihini geri dönülmez çizgilerle derinden etkileyen ve değiştiren bu büyük savaşta vatanı için canını feda eden Türk askerinin karşısında İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra dünyanın yedi bucağından gelmiş, ne için savaştığının bile farkında olmayan
ZEKİ BAŞTÜRK * Bir Çocuğun Günlüğünden Toplumsal Belleğe Uzanan Yolculuk Kimi romanlar salt bir öykü anlatmaz, aynı zamanda bir dönemin tanıklığını da üstlenir. Şenol Yazıcı'nın Buzdan Kaleler adlı romanı da bu nitelikte eserlerden biridir. Yazarın, kızı Mavi Işık'ın dokuz yaşında tuttuğu beş sayfalık günlüklerinden esinlenerek kurguladığı bu roman, çocuk gözünden yaşanan büyük bir felaketin ve sonrasında değişen yaşamların içten öyküsünü anlatırken, karşılaşılan insanların
ASIM ÖZTÜRK Manisa Çarşıları, Şiir, 2024, 100 Sayfa, SARISSA YAYINLARI "Asım Öztürk'ün daha çok toplumcu gerçekçilik üzerine kurulu şiir ağırlıklı otuz dokuz kitabı var. Kırların havasını lirik bir söyleyişle kente taşıdı. Kentteki yaşamları, umutları , çıkmazları, çelişkiyi, sömürü düzenini yansıttı. Emekten yana duruşuyla özgürlük, barış, insancıllık tüm şiirlerinin ana izleğini oluşturdu. MANİSA ÇARŞILARI bir şiir kitabı. Ne var ki 100 sayfalık tek bir şiirden oluşan bir k
HÜLYA TOZLU ANLATI 140 Sayfa, Ekim 2025 ARKHE YAYINLARI İSTANBUL Hülya Tozlu, umudun yazarıdır. Ona göre hiçbir insan salt kötü değildir. Okuduğum tüm kitaplarda bizi iyi insan olmaya çağıran ilginç bir kalem. TUNCA YÖNDER Hayatın içinden anlatılar. Okumaya başladın mı bırakamıyorsun, kendinden bir şeyler buluyor, ne olacağını merak ediyorsun. Hayatın zorlukları, sıkıntıları,mücadelelerve hep umut var, okur bu umuttan güç alıyor. HUMAY HASANOVA
Zeki BAŞTÜRK * Muzaffer GÜRBOĞA'nın Ezber Mutsuzluklar adlı denemeler kitabı, daha kapağından başlayarak okuru düşünmeye çağıran bir yapıt. Bernard Shaw'ın "Dışarıdaki duvarları yıkmak kolay, önemli olan içerideki duvarları yıkabilmektir." sözüyle açılan kitap, aslında bütün denemelerinin ortak eksenini de belirliyor: İnsan, önce kendi zihnindeki kalıpları ve ezberleri sorgulamalıdır. Kitabın en dikkat çekici yönü, yaşamın hemen her alanına dokunmasıdır. Eğitimden aileye, si
İLK BASKI 11 Temmuz 1859'da Charles Dickens'in İki Şehrin Hikayesi yayınlandı. İki Şehrin Hikâyesi, Charles Dickens'ın 1859 yılında gazetelerde tefrika edilmek üzere yazdığı, konusu Fransız Devrimi esnasında ve öncesinde Paris ve Londra'da geçen romandır. 200 milyonun üzerindeki satışı ile tüm zamanların en meşhur edebiyat eserleri arasındadır. Roman devrime öncülük eden yıllar boyunca soylular tarafından ezilen Fransız köylüsünün durumunu, buna karşılık devrimin ilk yılları
TURHAN EYÜBOĞLU * Bana göre çok güzel bir şarkıdır! Annem bu şarkıyı söyledikten sonra : "Niye gitar? Ben kemanın bu şarkıda daha ağırlıklı olduğunu düşünüyorum! Keşke 'ağla keman' diye ismini koysaydılar!" derdim. O da: "Sen bu şarkıyı Nesrin Sipahi'den dinledin mi? Şarkının sözünün yazılış nedenine bakacaksın; şarkıda geçen gitara değil!" Annemin sevdiği şarkıların hikayelerini yazarken bu konuşmamız aklıma geldi ve ilk olarak Nesrin Sipahi'den bu şarkıyı dinledim. Şarkının
ORTAK DOSYA ÇAĞRISI * Türkiye'de Bir İlk ve Son: DAYANIŞMANIN EFSANE ÖRNEĞİ * YAZARLIK, sınıfı ve aitliği olmayan bir meslektir. Yani onun ulusu, dini, partisi, akrabası, hemşerisi, hatta eşi, dostu ... olmaz, der literatür. Bu kadar "olmaz" a bir de bize özgü nedensiz düşmanlık, haset, nezaketsizlik... eklenince tam bir "Ortadoğu" çıkmazı hali belirir ki sanatçıdan sanatçıya dost olmaz, yargısı haklı bir darbımesele dönüşür. Gerçekten bakın çevrenize. Diyelim ki Trabzon
Dante’nin İlahi Komedya’sında Selahaddin Eyyubi: Erdemiyle Sınırları Aşan Bir Müslüman Hükümdar Yazar ve Okur, 6000 yıl önceki ilk tablet, papirüs, parşömenlere yazılan yazı örneklerinden bugüne uzanan yolda sürekli bir kavuşma arzusu içindedir. Şenol Yazıcı, Yazar ve Ütopya'dan Odysseus’un “Hiç Kimse” (Outis) Hilesi: Homeros’un Odysseia Destanındaki En Ünlü Kelime Oyunu *DERLEME YAZILAR PAZAR OKUMALARI HAZIRLAYAN: AYCAN AYTORE
* lhan İrem, doğum adıyla İlhan Aldatmaz (1 Nisan 1955, Bursa - 28 Temmuz 2022, İstanbul), Türk şarkıcı ve söz yazarıdır. Müzik kariyeri Ortaokulda solfej ve şan dersleri almaya başladı ancak müzik hayatına girmesi, 1969 yılında (14 yaşındayken) üst dönemler tarafından okul orkestrasına solist olarak seçilmesi ile oldu. 1970 yılında mensubu olduğu Meltemler Orkestrası, Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği Liselerarası Müzik Yarışması'nda Marmara bölgesi birinciliği kazandı. Bu d
Oğuz ARAL 1936-2004 /Vikipedi Oğuz Aral (12 Ağustos 1936, İstanbul - 26 Temmuz 2004, Muğla), Türk karikatürist. Gırgır dergisinin kurucusudur. Yaşamı 1936 yılında İstanbul Silivri'de doğdu. Karikatürist Tekin Aral'ın ağabeyidir. Oğuz Aral, lise öğrenimini Davutpaşa Lisesi'nde tamamladıktan sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi 'ne girdi. Akademinin üçüncü sınıfından ayrıldı. 1950'den sonra çeşitli dergi ve gazetelerde karikatür çizmeye başladı. 1958'de bir pandomimi
ESRA ODMAN * Sanatçılar sınırlarda yaşayamaz, derler. Yaratıcılığın sınır tanımazlığı mı yoksa mekânın sınırsızlığı mıdır anlatılmak istenen bilinmez. Belki de herkese göre değişen bir sınır vardır, kendi içinde genişleyen ya da kendine doğru daralan… Bir de kendi evinin sınırları içinde daralarak büyüyen, büyüdükçe çoğalan ve sonra odalardan taşan insanlar vardır. Bu öyle bir yerdir ki kendi cennetinizdir lâğım sularının temizleyip, hayatın son deliğini kendinize mekân ettiğ
ASIM ÖZTÜRK * Yaşamı en derin bir biçimde kucaklayan, ona değer katan, onu çoğaltıp okuyanları, dinleyenleri, izleyenleri bir üst düşünce düzlemine taşıyan sanat hiç kuşkusuz üretenler için, üretmek durumunda kalanlar için birer kaçınılmazlıktır. Dışa vurulması, dışa dökülmesi, dışa aktarılması gereken ne kadar düşünce, duygu varsa bunların yapılan, üretilen sanatın belirlenmiş ya da belirlenmekte olan biçimlerle, biçemlerle dışa yansıtılmasıdır. Sanatçı denil
Dante’nin İlahi Komedya’sında Selahaddin Eyyubi: Erdemiyle Sınırları Aşan Bir Müslüman Hükümdar Yazar ve Okur, 6000 yıl önceki ilk tablet, papirüs, parşömenlere yazılan yazı örneklerinden bugüne uzanan yolda sürekli bir kavuşma arzusu içindedir. Şenol Yazıcı, Yazar ve Ütopya'dan Odysseus’un “Hiç Kimse” (Outis) Hilesi: Homeros’un Odysseia Destanındaki En Ünlü Kelime Oyunu *DERLEME YAZILAR PAZAR OKUMALARI HAZIRLAYAN: AYCAN AYTORE
Ahmet İLBAŞ * Bedeli ağır ödenmiş türküler, şiirler dilimde. Yemyeşil ekin tarlalarını , kıpkızıl gelincikler basmış; Yaşamın gelişimine, Değişimine ne diyeceksin ! Karanlıklar zorlanıyor... Zorlama karanlıklar, zorlanıyor. Ne çok Tanrınız var Ama cüzdanınız boşaldıkça hiçleşiyorsunuz Ey Mernuslar! Gittikçe sarpa sarıyorsunuz. İsyan türküleri çığıranlar çoğalıyor.
Denis Diderot (5 Ekim 1713 - 31 Temmuz 1784), Fransız yazar ve filozoftur. Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişiliklerinden biri. Yazdıkları ve felsefesi Fransız Devrimi'ni hazırlamıştır. Yeni felsefi ve bilimsel düşünceleri ve bilgileri Avrupa ölçeğinde yayma amacıyla tasarlanan ünlü Ansiklopedi'nin (Encyclopédie) baş editörüydü. Birinci cildi düşün ve ülkü arkadaşı D'Alembert yayımlamıştı. İkinci ciltten başlayarak 7. cildin sonuna dek D'alembert ve Diderot birlikte editörlük
TURHAN EYÜBOĞLU * Bana göre çok güzel bir şarkıdır! Annem bu şarkıyı söyledikten sonra : "Niye gitar? Ben kemanın bu şarkıda daha ağırlıklı olduğunu düşünüyorum! Keşke 'ağla keman' diye ismini koysaydılar!" derdim. O da: "Sen bu şarkıyı Nesrin Sipahi'den dinledin mi? Şarkının sözünün yazılış nedenine bakacaksın; şarkıda geçen gitara değil!" Annemin sevdiği şarkıların hikayelerini yazarken bu konuşmamız aklıma geldi ve ilk olarak Nesrin Sipahi'den bu şarkıyı dinledim. Şarkının
ZEKİ BAŞTÜRK * "Şarkı söylemeyen halk hastadır." İspanyol Atasözü Bir halkın ruhunu anlamak için bazen onun ne söylediğine değil, ne söylediğini nasıl söylediğine bakmak gerekir. Çünkü şarkı, yalnızca ezgilerin ve sözlerin bir araya gelmesi değildir. Şarkı; insanın içinden taşan sevincin, hüznün, özlemin, umudun ve isyanın sesidir. İspanyol atasözünün söylediği "Şarkı söylemeyen halk hastadır" sözü, tam da bu nedenle üzerinde düşünülmesi gereken derin bir anlam taşır. Buradak
SULTAN DENLİ * Bir nesil düşünün. Ne sokaklara dökülerek isyan ediyor ne de yüksek sesle şikâyet ediyor. Ama her sabah biraz daha ağır uyanıyor hayata. Alarm sesine değil, hayal kırıklıklarına açıyor gözlerini. İşte ben bugün o nesilden bahsetmek istiyorum. Sessizce yorulanlardan. Bu yorgunluk öyle bir gecede olan cinsten değil. Ne uykuyla geçiyor ne de bir tatille. Yıllara yayılmış, birikmiş, içe çökmüş bir yorgunluk bu. Sürekli “biraz daha sabret” denilerek büyütülmüş bir y
Tarihi Değiştiren Bir Yazar * (d. 11 Aralık 1918; Kislovodsk, Stavropol Krayı - ö. 3 Ağustos 2008, Moskova), 1970 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazardır. Bütün yazarlar o rüyayı görür; halkını kurtarmak düşünü... Ne var ki çok azına bunun getçeğe dönüştüğünü görmek SOLJENİSTSYN'e olduğu gibi kısmet olur. "Ben sosyal bir yazar olarak doğdum," diye tanımlardı kendini Soljenitsin. Belki de onun en önemli yanını işaret eder bu tanım. Elli yıllık bir mücadeleyle bir sis