ULYSES ve JAMES JOYCE * JAMES JOYCE 20. yüzyılın en dikkat çekici yazarlarından biridir. Yazdığı ULYSSE, sadece isim benzerliği değil yaklaşık 3000 yıl önce yaşamış Homeros'un ünlü destanının bir çağdaş versiyonudur (1922). Joyce'un bu romanı, Homeros'un Odisseia'indeki bölümlerinin, özellikle bilinç akışı olmak üzere çeşitli edebi tarzlarla oluşturduğu, olayların bir günde geçtiği zaman olarak bugünü kullanan paralel bir anlatıdır. Kitap içerdiği cinsellik nedeniyle uzun yıl
ULYSES ve JAMES JOYCE * JAMES JOYCE 20. yüzyılın en dikkat çekici yazarlarından biridir. Yazdığı ULYSSE, sadece isim benzerliği değil yaklaşık 3000 yıl önce yaşamış Homeros'un ünlü destanının bir çağdaş versiyonudur (1922). Joyce'un bu romanı, Homeros'un Odisseia'indeki bölümlerinin, özellikle bilinç akışı olmak üzere çeşitli edebi tarzlarla oluşturduğu, olayların bir günde geçtiği zaman olarak bugünü kullanan paralel bir anlatıdır. Kitap içerdiği cinsellik nedeniyle uzun yıl
Nurten B. AKSOY * Şehr-i İstanbul "Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü bahâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır" demiş ya Nedim asırlar öncesinde, Yahya Kemaller, Tanpınarlar, Orhan Veliler dizelerinde anlatmışlar ya hep İstanbul’u; işte ben de ömrümün yarısını her bir taşına ilmik ilmik işleyerek geçirdiğim bu şehirde çocukluğumun, gençliğimin en güzel günlerini yaşadım, topraklarına sevdiklerimi ve anılarımı emanet ettim bu Şehr-i İstanbul’un. Uzun yıllardır İstanbul'un
Nurten B. AKSOY * Ahmet Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar * "Canım Benim, bilir misin, CANIM dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep” "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir. Bu iki kişi arasındaki giz silinemeyecek/ değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçmayıp çakılı kalmıştır. Tam da bu yönüyle "kaleme alındığı anın gerçekliği" zaman tarafından aşındırılmadan, tüm tazeliği içinde korunmaya alınmış
Mehmet Sabahattin Eyüboğlu * (1909, Akçaabat, Trabzon – 13 Ocak 1973, İstanbul), Türk yazar, çevirmen ve akademisyendir. Yaşamı 1909 yılında Akçaabat'ta doğmuştur. İlköğrenimini Kütahya'da, ortaöğrenimini Trabzon'da tamamlamış, yüksek öğrenimini Atatürk'ün talimatıyla Avrupa'ya eğitime gönderilecek gençler arasında sınava girerek, Dijon, Lyon ve Paris üniversitelerinde, filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü
Niyazi UYAR * 1- Doğum tarihi muallaktır ya, Belki de doğduğu yerde öyledir. Nerde doğmuş olabilir? Tarlada, belki de evin bir odasında, Kim bilir? Öyle, öyle işte! Olup gitmiş, Tesadüfen doğmuş, Tesadüfen ölmemiş, Tesadüfen yaşamış, Ve de tesadüfen okumuş! 2- Şehirde, Kaç gün, kaç ay kaç yıl geçmiş, Anasız babasız? İşte öyle, tesadüfen olup gitmiş her şey! Yok yok yok… Ne tesadüfü? Yalnızlığın bedeli bu, Fukaralığın bedeli bu, Tesadüf bu, tesadüf! Ne tesadüfü? Emek var e
Aycan AYTORE * -Günümüz insanının zoru var aklıyla ve aşkla; sorarsan her şeyi netleştirecek, akla dayalı köklerini bulacak... Bir de yaş haddi koymuşlar; 40'tan sonra emekli... Kimsenin deneyime filan metelik verdiği yok. Bana sordun mu? Oysa kitapta yeri var; seksenlik nineye bile her bayram soracaksın, ağzında dişin var mı? Karmaşık mı karmaşık, sermaye her şeye olduğu gibi aşka da ayar çekiyor; insan varolduğundan bu yana tek tanımı olan aşk, şimdi muz gibi, herkese gör
Nurten B. AKSOY * Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bırakıp yeni bir yıla başlayacağız. Her ne kadar “acısıyla-tatlısıyla” desek de geride bıraktığımız yılın hem dünyada hem ülkemizde çok da tatlı anılar bıraktığını söyleyemeyiz. Bu yıl da daha önceki yıllar gibi savaşlarla, terör olaylarıyla, doğal afetlerle, kazalarla ve yitirilen canlarla acı dolu ve kötü bir yıl olarak anılarımızdaki yerini alacak. Daha güzel günler ve yarınlar için umutla karşılayacağız yeni
Ahmet TELLİ 2 ARALIK 1946 * * - I - Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen, Ömrümüzse karşılıksız sorulardı, hepsi bu. Şu samanyolu, hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya, onlardan birindeyim. Yeni bir yolculuğa çıkıyorum, kar yağıyor, Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte. Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum, Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun, Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı. Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres
ŞENOL YAZICI * Yüzyıl önce dayısının çiftliğinde karga kovalayan yetim bir çocuğun okumayı düşlemesi bile yürek ister. Öğrencisini döverek eğiten devrin hocasına, ’dayak iyi bir şey olsaydı, cennetten kovulmazdı’, diyebilmek de... Hele okulundan özlediğin anneni görmeye geldiğinde gidecek bir baba evi bile bulamazken bir ülke kurmayı hayal edebilmek ve bunu hoyratça tüketilmiş bir enkazdan yaratmak... Senin kadar yürekli olmak isterdim. Karşılaştığımız ilk engelde bırakın büy
MERAKLISINA Tarih içinde belli başlı yönetim biçimleri: 1. Mutlak Monarş i: Tek kişilik yönetim biçimidir. Devleti yönetme yetkisi tek bir kişinin elinde olup, kişi bu yetkisini ömrünün sonuna kadar kullanır ve yönetim soyuna geçer. Osmanlı Devleti’nde bu yönetim biçimi uygulanmıştır. 2. Aristokras i: İktidarın soylular sınıfının elinde olduğu bir yönetim biçimidir. Ortaçağda Avrupa devletleri, bugün sembolik biçimde İngiltere buna örnektir. 3 . Federasyon/ Konfederasyo
Nurten B. AKSOY * Ahmet Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar * "Canım Benim, bilir misin, CANIM dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep” "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir. Bu iki kişi arasındaki giz silinemeyecek/ değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçmayıp çakılı kalmıştır. Tam da bu yönüyle "kaleme alındığı anın gerçekliği" zaman tarafından aşındırılmadan, tüm tazeliği içinde korunmaya alınmış
(Anneme Söyleme) * Hasan GÜLERYÜZ * Doğan Soydan, Özlem Yayınevi, 2019 (Gençlik Romanı) * Altı Günlük Macera, Doğan Soydan’ın 2019’larda Özlem Yayınevi tarafından yayınlanmış çocuk romanı. Yazar, Türkçe öğretmenidir. Cümle kurgusu sağlam, yöresel değerleri, atasözü, deyimleri romanda çokça kullanarak kültürel bir koza oluşturuyor. Çocuk edebiyatı ve çocuğa göre kitap yazmak kolay bir yaratım alanı değildir. Birçok ünlü çocukluk anılarını yazarak, biraz da zenginleştirerek çoc
Merve Senem TOLGA * Tatar Çölü, Dino Buzzati'nin 1940 yılında yayımlanan önemli bir romanıdır. Romanın ana karakteri genç teğmen Giovanni Drogo, Tatar Çölü'ndeki Bastiani Kalesi'ne atanır. Kalesi, çölün kıyısında yer alır ve Drogo'nun beklenmedik olaylarla dolu bir deneyim yaşamasına neden olacak değişimlerin simgesidir. Roman, insanın beklentilerine kavuşamaması, umutsuzluk ve yalnızlık gibi temaları ele alır. Tatar Çölü, modernist edebiyatın en önemli eserlerinden biri o
Zeki Sarıhan * Okuyucularım, her yılın sonunda, o yılki okuma-yazma etkinliklerimle ilgili kendime ve okurlara adeta bir rapor verdiğimi bilirler. Sanırım, bunu yadırgayan yoktur. Ben de arkadaşlarımın neler okuduklarını merak ederim ve okuma önerilerini dikkate almaya çalışırım. Birbirimizden öğrenemeye ihtiyacımız olduğunu kim inkâr edebilir? Bendeniz bu yıl aşağıda kimliklerini belirttiğim 13 kitabı okudum. 14.sü de elimde, yılbaşına kadar bitireceğim. Ben yılda 30-40 kit
Gustave Flaubert, D: 12 Aralık 1821, Rouen, Ö: 8 Mayıs 1880, Croisset, Fransa Fransız romancı. Edebiyat eleştirmenleri tarafından modern romanın kurucusu kabul edilir. Flaubert'in Madam Bovary adli kitabından sonra bovarizm akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almıştır. Time dergisi tarafından 2007 yılında açıklanan dünyanın en ünlü yazarlarına göre "Tüm Zamanların En İyi On Kitabı " listesinde, Lev Tolsto
Selim İleri Diye Biri... * ŞENOL YAZICI * İnsan koşullarının ürünüdür. Derler ya coğrafyan kaderindir. Onu anlamadan insanı anlamaya çalışmak boşuna heves... İster Atatürk'ü, ister bir adamını, ister bir ayakkabı boyacısını ya da kadını erkeğiyle İNSANI anlamak iste; coğrafyasından, çocukluğundan, koşullarından azade tutamazsın, dahası o günlerde yaşadığı koşullarından bile... Yazarlar da öyle... Belki salt bu yüzden sıradan bir insan, birden bir gizem ve bir muamma yumağına
B.B.* Milenyumun başında gazetenin birinde hayvan haklarından söz eden haberde denk gelmiştim BARDOT'un yandaki resmine.
Değişmişti. Çok değişmişti.
Dikkatle baktığınızda, hala "zarif bir hafiflik hissi"nden esinti taşıdığı söylenebilirdi belki ama bana en çok dehşetli bir hüzün vermişti.
AY ZAMANI şiirini o hüzünle yazmıştım. Şiir çok dergide yayınlandı, ardından ANTOLOJİ.COM da yer aldı ve iki kez ayın şiiri seçildi. Onlarca yorum yapıldı.
Hüznün evrenselliği işte.
Mutlu Aşk Yoktur * İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an Mutlu aşk yoktur Hayatı bu silahsız askerlere benzer Bir başka kader için giyinip kuşanan Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan Onlar ki akşamları aylak kararsız insan Söyle bunları Hayatım ve bunca gözyaşı yeter Mutlu aşk yoktur
Ortayaşı geçkin herkes Mickey Mouse; o sevimli kedi ve uyanık farenin beyazperdede zorlu mücadelelerini anımsar. Tek kanal, siyah beyaz, evin en değerlisi TV'lerin başında maaile tekmili birden dizilip bir minik farenin dev bir kediyi komik, beceriksiz duruma düşürmesini izler, gülerdik. Çizgi filmin kimi yerlerinde gözüken Walt Disney adının bir yapımcı şirket, çok ortaklı, çok çalışanlı bir marka olduğunu düşünürdüm. Hiç aklıma onun harfleri ters gördüğünden okuma yazmay
BEHÇET NECATİGİL * SOLGUN BİR GÜL DOKUNUNCA Çoklarından düşüyor da bunca Görmüyor gelip geçenler Eğilip alıyorum Solgun bir gül oluyor dokununca Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık duraklarda Ya yurdun uzak bir yerinde Kahve, otel köşesinde Nereye gitse bu akşam vakti Ellerini ceplerine sokuyor Sigaralar, kağıtlar Arasından kayıyor usulca Eğilip alıyorum, kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca Ya da yalnız bir kızın Sildiği dudak boyasında Eşiğinde yine yor
ULYSES ve JAMES JOYCE * JAMES JOYCE 20. yüzyılın en dikkat çekici yazarlarından biridir. Yazdığı ULYSSE, sadece isim benzerliği değil yaklaşık 3000 yıl önce yaşamış Homeros'un ünlü destanının bir çağdaş versiyonudur (1922). Joyce'un bu romanı, Homeros'un Odisseia'indeki bölümlerinin, özellikle bilinç akışı olmak üzere çeşitli edebi tarzlarla oluşturduğu, olayların bir günde geçtiği zaman olarak bugünü kullanan paralel bir anlatıdır. Kitap içerdiği cinsellik nedeniyle uzun yıl
Mehmet Sabahattin Eyüboğlu * (1909, Akçaabat, Trabzon – 13 Ocak 1973, İstanbul), Türk yazar, çevirmen ve akademisyendir. Yaşamı 1909 yılında Akçaabat'ta doğmuştur. İlköğrenimini Kütahya'da, ortaöğrenimini Trabzon'da tamamlamış, yüksek öğrenimini Atatürk'ün talimatıyla Avrupa'ya eğitime gönderilecek gençler arasında sınava girerek, Dijon, Lyon ve Paris üniversitelerinde, filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü
Nurten Bengi AKSOY * Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden, Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın. Ama hiçbir rüzgar dolduramaz boş kalan yerini, Bir yaşamdan ötekine Birlikte uçan turnaların yerini Gökyüzünde… Terörün her gün onlarca can aldığı bir dünyada, yirmi dokuz yıl önce teröre kurban giden; yaptığı her şeyi güzel yapan şair, yazar, düşünce adamı, sinemacı Onat Kutlar‘ın anısına… Onat Kutlar, 25 Ocak 1936’da Alanya’da doğdu. Çocukluğu Malatya ve İzmir’de geçt
Necati CUMALI * Uyandım kar aydınlığında O küçük kasaba uykuda Uykusuz bir sıra kavak Hem gider hem dinlerim Düş önüme yol göster derem benim Kar mıhı atımın nallarında Cebimde bir şişe konyak Evlerinin avlusunda ayna nar Sedirinde acı biber rengi bir kilim Odan ıslak tahta kokar biraz da toprak Gözlerim sana değer ısınır Uzattım mı mangalına ellerimi Her yanım tane tane mısır Sanırdım patladı patlayacak Sen sıcaktın yataklar sıcak Pencerende aydınlık kar Ateşim kömürüm esmer
NECATİ CUMALI * Dudak arası bir zaman Gözgöze geldikse geçerken Mayıs'la Haziran arasında Yağmurlu bir saçak altından Aşktı uçup giden üstümüzden Aşktı değip geçen yanımızdan Uyanıp kış uykularından Şubat'la Mart arasında Eylül'le Ekim arasında Yaz sularından kıyıya çıkan İki adım arası bir zaman Gözgöze geldikse geçerken Günlük güneşlik bir kaldırımdan Aşktı uçup giden üstümüzden Aşktı değip geçen yanımızdan Aşktı görmedik bilmedikse Kimbilir hangi Eylül bir daha Hangi uzak
ULYSES ve JAMES JOYCE * JAMES JOYCE 20. yüzyılın en dikkat çekici yazarlarından biridir. Yazdığı ULYSSE, sadece isim benzerliği değil yaklaşık 3000 yıl önce yaşamış Homeros'un ünlü destanının bir çağdaş versiyonudur (1922). Joyce'un bu romanı, Homeros'un Odisseia'indeki bölümlerinin, özellikle bilinç akışı olmak üzere çeşitli edebi tarzlarla oluşturduğu, olayların bir günde geçtiği zaman olarak bugünü kullanan paralel bir anlatıdır. Kitap içerdiği cinsellik nedeniyle uzun yıl
Nurten B. AKSOY * Şehr-i İstanbul "Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü bahâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır" demiş ya Nedim asırlar öncesinde, Yahya Kemaller, Tanpınarlar, Orhan Veliler dizelerinde anlatmışlar ya hep İstanbul’u; işte ben de ömrümün yarısını her bir taşına ilmik ilmik işleyerek geçirdiğim bu şehirde çocukluğumun, gençliğimin en güzel günlerini yaşadım, topraklarına sevdiklerimi ve anılarımı emanet ettim bu Şehr-i İstanbul’un. Uzun yıllardır İstanbul'un
Nurten B. AKSOY * Ahmet Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar * "Canım Benim, bilir misin, CANIM dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep” "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir. Bu iki kişi arasındaki giz silinemeyecek/ değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçmayıp çakılı kalmıştır. Tam da bu yönüyle "kaleme alındığı anın gerçekliği" zaman tarafından aşındırılmadan, tüm tazeliği içinde korunmaya alınmış
Mehmet Sabahattin Eyüboğlu * (1909, Akçaabat, Trabzon – 13 Ocak 1973, İstanbul), Türk yazar, çevirmen ve akademisyendir. Yaşamı 1909 yılında Akçaabat'ta doğmuştur. İlköğrenimini Kütahya'da, ortaöğrenimini Trabzon'da tamamlamış, yüksek öğrenimini Atatürk'ün talimatıyla Avrupa'ya eğitime gönderilecek gençler arasında sınava girerek, Dijon, Lyon ve Paris üniversitelerinde, filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü